27.03.2021
10.02.2021
"müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli zanneder" miy miş
Hayatımın en depresif dönemlerinde tutunup kah eğlenerek kah acıları dürüm yapıp yiyerek bu mecrada dışa vurduğum yıllar yıllar olmuş...Çok garip bir günlük bazı seneler bir paylaşım var bazı seneler bombalamasyon ama yine de hep var. Yazım noktalama imla yok.Ayıp günah mükemmeliyetçilik yok..Ne güzel bir günlüğümsün sen elo shity.
E şimdi bunu neden yazdım?Biraz önce ekşi sözlükte intihar mektupları sekmesinden gelen ben değil miydim?
Six Feet Under 'ı yeniden sil baştan izledim ve bitirdim. Hayat ve ölüm hakkında epik bir sorgulama alanı idi. Bitince boşluğa düştüm.Hiç bitmesin Nate ölmesin istedim.İstemek bir şeyleri oldurabilmenin önkoşulu ama çoğu zaman yetmiyor ne yazık.Bu arada en çok kendimi özdeşleştirdiğim karakteri bir türlü bulamadım bazı bölümlerde Brenda bazen David'le özdeşleştirdim kendimi bazen Ruth bazense Claire...Hala en çok hangisi var içimde bilmiyorum.
Hayatımın daha berbat olduğu pek çok dönem olmasına rağmen kendimi bu kadar derinden kötü hissettiğim çok az dönem olmuştur.Olsun durmak yok yola devamke.
Ne demiş öğrencim Kıvanç Hayatımda Yasemin Hoca kadar çok konuşan ve aynı zamanda depresif birini pek görmedim.Evet Elo Shity seni bir adet youtube kanalı ile aldatıyorum adlı Teknolojiden Anlamayan Kadın...Elo Shity daha yaratıcı mıydı?E yavrum insanlar kısa görselleri izliyor kim senin bık bıklamalarını saçma şarkı çevirilerini vaad edip randevu alıp yapamadığın röportajlarını okumaya vakit ayıracak youtube mis basıyorsun oluyor bir şeyler.Kafamıza göre bir şeyler patatesler mercimekli köfteler de yaptık amma onlar da pek tutmadı her sosyal medyada yaptığım girşimciliğin hayal kırıklığına dönüşmesinin çok güzel bir şey gibi göründüğünü sandığım yazım için tıklayabilirsiniz.
Daha fazlası için ise durulmayan bir manyak olarak yaptığım başarısız sosyal medya günlük tutma okulda yaptığım işler için çocuklar ve şiddetsiz şeyler diye bir hesap açtım seni aldattığım zamanlarda sadece 300 takipçizi olan niş bir instagram hesabı:)
18.10.2020
Nameste Çav Koniçiva
*her ne kadar Cana'nın doğum günü için payetli grupie t-shit'lü halini bulamasam da sen bu hayata gelmiş en iddiasız iddalı kişisin. Işıklar ve nameste. Umarım oralarda Kayahan, Zeki Müren gibi güzel bir müzisyen tayfa ile takılıp müzik yapmaya devam ediyorsundur.
27.07.2020
yaralayan abuflera şarkısına gayduruguppak çeviri (dünyanınen uzun sürede yazılmış blog yazısı)
coyotes-çakallar
de una manera tan extraña que cuando lo cuento
noto algo sumergido al fondo de mi pensamiento
que baila conmigo hasta hacerme dormir
Como una herida abierta inmune del paso del tiempo
Estoy casi desnuda y temo que si me convenzo
Vaya a perseguirte buscando salir
(Aşkın bu meczup eden hali döner durur kafamda bir yandan bu sıkışık kendini adamışlık duygusunun çok saçma olduğunu bilirim ama örnek bir mazoşit olduğum için bu duygu ile baş etmekte zorlanırım bebeğim)
Yüz kere dinlerken türlü türlü duygular çeviriye yorumlar katmaca / uğraştığım şeylere de bakınız hele
Başka bir çevirme çabamda de demişim ki;(çeviri derken google translate yanlış anlaşılmasın ha)
No sea tan tarde y aún pueda salvarte de la tempestad
Por ti a cucharadas me tomo los restos que puedan quedarte
En uygun senaryoda henüz her şey için çok geç değil ve belki her zamanki gibi kurtarıcın olurum (artık kimsenin kurtarıcısı olmayı istemesem de kahrolsun bazı vazgeçemediğimiz şemalar)
Bunu yaparken de sadece senin için alabileceğim ne varsa şu hayattan
bir avuç dolusu alırdım
senin ihtiyacın olan her şeyden
(ihtiyaç listeni sıralıyorum merhamet şefkat uyum anlayış birlikte bir şey yapabilme gibi 21. yüzyıl becerileri cooperation corelation fln canım kardeşim)
şarkının en vurucu yeri burda giriyor
te vas
y como los perros de caza rastrean su presa yo corro detrás
a tierra y barro me cubro cuando te vigilo como un animal
oculto a la merced del viento
que lleva por capricho mi lamento
lo arrastra con su paso y no me importa que venga
y que ponga este cielo de negro que ya no le temo
hasta que el cielo chivato se ponga a llover
hasta que el cielo chivato se ponga a llover
Ne zaman gitsen
Bir av köpeği gibi peşinden gelirim
Ve tıpkı o av köpeği gibi çamur ve pislik içinde ruhunun izini sürer ruhum
Şimdi rüzgarın merhametine saklanmış ağıtlarım
Adımlarını takip ediyorum ve gökyüzü kararsa da
Umursamıyorum artık ve korkmuyorum
Yağmurun habercisi gökyüzü yağmuru yağdırdığında
sana beni anımsatan tek izin nemli bir toprak kokusu olacağını biliyorum
*Elçin Özsoylu seni unutmayacağım.Goethe(Annemin en sevdiği yazar olur kendisi) Bu dünya hassas kalpliler için cehennemdir demiş. Bence herkesle iyi anlaşsan da eğlenceli biri olsan da bu dünya senin için de cehennemdi.Umarım sana tertip ettiğim ölü sevdiklerim komitesi ile karşılaşmışsındır bir yerlerde...Sonsuz saygılarımla.
6.04.2020
4.12.2019
hypnophobia
Our answers by morning light
Memories of moments fade away
But again the things you see before you wake
13.09.2019
3.09.2019
Pek Yakında!!Muhteşem Röportajlar Sürpriz İsimler
Kimler mi bizimle olacak dersiniz?
Kimler kimler?Maydonozlu köfteler (Berbo bir 90lar esprisini daha katletmem)
En iyi arkadaş kontenjanından en kral arkadaş kontenjanına yükselmiş çalgı üstadı Ayrık Otu grubunun Bözhöyük şubesi Berat Hasırcı ile Hayat ve kimsenin bilmediği ayrıntılar üzerine...
Youtube camiasının en çok izlenen kanallarından Kutsal Motor'un Zeynebocağı ile güneş gözlükleri naiflik kırılganlık ve röportajlar üzerine
Mimar Sinan'ın Bergenleri Arabesk Fanzin'in yaratıcılarından Caniş ile sanatın acıları ya da acıların sanatı üzerine:)
Şimdilik planlamalarım bu yönde bir de sürpriz röportajımız can dostum Merve ile Eskişehir Gelişim Vakfı Eğitim Gadun Gaduna konularını masaya yatırmak bonus olacak ya da Merve hangi konuda röportaj vermek isterse çünkü onun için akan sular durur bu da böyle biline sevgili elo shity funları
*Dünyanın en çok fanı olup takipçisi olmayan bloğu elo shityden sevgiler.
31.08.2019
Yaralayan Şarkılara Uydurmasyon Çeviriler
(Başlamadan önce söylemelyim ki aşırı zor derin bir şarkıymış ikinci kez yaralandım)
Twisted on destiny, fate and three wishes
Paramparça bir kader; talih artık dile benden ne dilersen 3 dilek hakkı
We fuck and fight, someone else does the dishes
Seviştik ve savaştık kim yıkarsa yıkasın bulaşıkları
And meantime my memory reminisces and twists
Bu eşzamanlılığın içinde hafsalamda canlandı tüm parçalanmışlıklar
There was a time when were filled with loughter
Bazı zamanlarsa kahkahayla dolu
Hopelessley hoping happy ever after
Umutsuzca ummmak bir gün mutlu sona ulaşacağımızı
Did we string up a heart, let it swing from the rofters and bleed
Kalplerimize izin versek yukardan aşağı sallansa çatılardan kanarken yaralarımız
There's blood on your legs, i love you
Bacaklarında kan var, seni seviyorum
There's blood on your legs, i love you
Emote the sweet saccharine of all that devotion,
Adeta yapay bir tatlandırıcı gibi idi tüm bu bağımlılık (sadakat)
Forget all about that and fall in this ocean with me
Herşeyi unut ve benimle bir okyanusa dal
with me...
17.08.2019
pareidolialarda inecek var
7.08.2018
Space For Rent
Şu an tindersticks çaldığı için aşırı depresif bir kafaya girdim.Sanırım yazamayacağım.Şaka şaka her türlü yazarım. Bilen bilir ne hüzün tünellerinin içinden ne şakalara gark olmuşumdur binlerce zaman.Heralde son zamanlarda en çok güldüğüm kişi Feyyaz Yiğit çok geç keşfettim kendisini burdan kendisinden özür diliyorum.Neyse en azından ortaokul lise dönemim boyunca Cenk Erdem Rıza Karaağaçlı üniversite dönemimde ucundan azcık Modern Sabahlar İlkokul dönemimde Mega Radyoda Faruk ve Dershane Türkçe Öğretmenim Ahmet Hocanın programını dinlemiş en büyük hayallerinden biri iki kişilik bir radyo programı yapmak olan biriyim. Çeşitli eş dost tanıdıkla zaman zaman yapsak ya diye konuşuruz hiç olmaz nedense.Atılganlık eğitimi almam şart oldu bu yaştan sonra acaba Burcu Hocayı yaşam koçum da mı ilan etsem.Yok ya bu saatten sonra kendime ancak bir Bozhöyüklü Yaşam Koçu atayabilirim gibime geliyor.
Gelgelelim son anda aklıma gelip gitmessek çok ayıp olur diye okuldan bir arkadaşımı zorlayarak gitiğim fakir olduğum için kapıdan çıkarken gelinle olan fotoğrafımızı fotoğraf satan geçlerin gözünün içine baka baka çektiğim düğüne. Aynı zamanda bu düğünde sadece damadın arkadaşlarına özel dağıtılan fularımsıyı bir hamlede kapmam ve belime bağlamamla birlikte içimden fırlayan Adnan Şenses düğüne kesin damgasını vurmuştur o anda vurmadıysa da düğün videoları izlenirken Ahaha Yasemin Hoca şeklinde tepkilere sebep verecektir diye ümit etmekteyim.Tüm bunlar yaşanırken zorla düğüne getirttiğim arkadaşımın yerin dibine batmasına hiç değinmiyorum bile. Bu düğünün en büyük olayı bir damat şov olmasıydı.Yani kimse Egeli değil benim bildiğim kadarıyla ama insanlar ne kadar da Zeybek oynamaya susamış damadı tebrik ve takdir ederek yazıma son veriyorum.Çünkü bu düğünde başka macera yaşamayacak kadar az vakit geçirdim.Her açıdan coşkumun kursağımda kaldığı randımansız bir düğünümdü.
İçimde kiralık boşluklar var uzay kadar atsan atılmaz satsan satılmaz...
Yaşamdan yana olan blog Elo Shity Elosu çok da kalmadı Shit Shity olarak mı değiştirsem adını yok ya kaç yaşında kadınım ayıbolur : )
5.08.2018
4.08.2018
şıkıdım da mıkıdım şıkıdım mıkıdım gari gari de gari /geçen seneki yayınlamadığım düğüncülüğüm
30.07.2018
Bir Elo Shity AÇILIMI : EVERYDAY I AM DÜĞÜNİNG
30.01.2018
heavy souls* stranger than you
Malumat, akış, yorgunluk, sahipsizlik ,sahiplenememe ,yalan bilgi, umarsız medya araçları, kalp kuruması,küçücük çocukların panik atak olması ölümler, sıralı, sırasız sevgili arsız ölümler...
Yazabilirim zannetmiştim. Acı dolu bir komikliğin içinde.Biraz şair ruhlu kalabilmeyi başarabilseydim.
Ben ölmemek için antidepresana başlamışken kendimi puf diye ortadan kayboma isteğimi yok etmek için mücadele veriyorken yaşama isteğiyle dolu gencecik canların ölmesini anlamaktan çok uzağım.Ama çaba harcıyorum...Çünkü bir nedeni olmalı...Yıldızlarla hücrelerimizin benzemesinin yerdeki yıldızların,çöpteki çiçeklerin yeryüzünün ve gökyüzünün...
İşkence süremizi uzatan en son ölen umut...
Hepimiz itiraf edelim hadi
*Black Keys'i öpüyorum
yaralayan şarkılara gaydırıguppak çeviriler
James-Fine
Haven't eaten in four days
15.01.2017
11.08.2016
it's a funny battle,it's a constant game
4.08.2016
3.08.2016
The Carnival Is Over
Kötüyüm
Ne zaman daha kötüsü olamazdı desem başıma bir iş geldiği için dememeye özen gösterirdim fakat can dostum yoldaşım dünyada belki de beni kusursuz sevgisiyle homur homur saran tatlılar tatlısı ballar balı pasaklılar kralı sevimlilik abidesi yumuşak kuyruksuz kedim Samim hayata gözlerini yumdu. Hayatımın en büyük acılarından birini yaşadım. Böğrüme öküz değil tüm dünya oturdu boğazım düğümlendi...Umarım kedi cennetinde koşup oynuyor bir gölgelikte miskinlik yapıyorsundur... Bencilce üzüntüm aslında hayatımda olan hiç bir varlığın beni onun kadar anlayamayacağını bildiğim için belki...Bir yerlerde beni hep sevmeye devam et olur mu?
Sürekli miyavlama sesi duyuorum gaipten geçer heralde bi ara
Gömerken çok tatlıydı elleri yumuk yüzünde huzurlu bir ifade vardı onunla avundum.
Beni unutma sevgili dostum ha oralarda bir yerde babamı Narin'i Onur'u ve Gipsy'i bulursan onlarla da hoşbeş et...
Burada her gün seni özlemeye devam edeceğim...
1.07.2016
21.06.2016
Umursamazlığım şekil önümden çekil
Çok şükür ki Die Antwoord dinleyen hatta konserine gitmeyi planlayan biriyle karşılaştım...Bu konu ile ilgili tatlış bir mutluluk var içimde.
Neyse gel gelelim 10 sene önce dinlediğim şeyler bi anda önüme çıkınca bi sevindiriklik hali hasıl oluyor bana. Onu söylemeye çalışıyorum birinci cümleden beri ama kendime engel olma hastalığım sağolsun yine iş başında....
Bitirmem gereken zilyon tane rapor ve bin kunduzla başbaşa bir günden daha merhaba..
Bu günkü ruh halim oruç kafa yaptı
Telefonumda yetersiz alan olduğu için whatsupı bile açamıyorum
Öyle bir umursamazlık hali
Öyle doğuştan bezginlik durumu
O biçim
3.06.2016
24.05.2016
Yaralayan şarkılara uydurmasyon çevirmeler vol bilmem kaç**
Rock 'n' Roll Suicide
Time takes a cigarette, puts it in your mouth
You pull on your finger, then another finger, then your cigarette
The wall-to-wall is calling, it lingers, then you forget
Ohh how how how, you're a rock 'n' roll suicide
And the clocks waits so patiently on your song
You walk past a cafe but you don't eat when you've lived too long
Oh, no, no, no, you're a rock 'n' roll suicide
But the day breaks instead so you hurry home
Don't let the sun blast your shadow
Don't let the milk float ride your mind
You're so natural - religiously unkind
You're watching yourself but you're too unfair
You got your head all tangled up but if i could only
Make you care
Oh no love! you're not alone
No matter what or who you've been
No matter when or where you've seen
All the knives seem to lacerate your brain
I've had my share, I'll help you with the pain
You're not alone
Just turn on with me and you're not alone
Let's turn on with me and you're not alone (wonderful)
Let's turn on and be not alone (wonderful)
Gimme your hands cause you're wonderful (wonderful)
Gimme your hands cause you're wonderful (wonderful)
Oh gimme your hands.
*Nusret'e sevgilerle
7.05.2016
19.03.2016
Arsızlık üzerine notlar
26.11.2015
24.10.2015
.ok bye.
14.07.2015
kolonoskopi akapunktur çatı rutubet ürtiker limited
Ay söylemeden edemiycem dinleyin bence siz de içiniz açılsın Yasemin Hamdan solist grubun adı Soap Kills (Mert Sagite teşekkürü borç bilmek)
İkincisi Mashrou' Leila üf dedirtti.Tutun kollarımdan düşerim şimdi*
*Nooğlacağsa hadi sevgiler.
26.06.2015
Yaza giriş dersleri
Neyse ben buraya eğlenceli bir olay olan çatı yaptırma işlemleri günlüklerimi yazmak suretiyle girmiştim.Tabii ki yine bir anda iç dökme tahtasına çevirdim.Bundan sonraki yazımın başlığı çatı günlükleri vol 1 olacak
Uzun zamandır seninle ilgilenemediğim için üzgünüm elo shity ama tell the bloggers that i'm back home.
Yeryüzündeki tek gerçek evim elo shity iken neden terketmiş olabilirim bu diyarı bunu diğer blog yazılarımda sorgulamak üzere sevginin gücüne inanın diyerek sözlerimi sonlandırıyorum.
Çeşitli matraklı yazılarda görüşmek üzere.
Öperim.
4.06.2014
Beckett'in çöp tenekesi
İs yasamında her şey aynı...Özel sektör özel sektördür.Life is life.Aynı yoğunluk, bir iki tık farklı kafalar... Vacayna diyen birinci sınıflar g.t gogosu diyen 3. sınıflarla yarısıyor terbiye hududtlarında...Sadece üzülüyorum.Üzüntü ve muz kabuğu çizgi filminden haberdar olamayacakları bir çağda teknolojinin kullanımının en üst düzeyde oldugu bir toplumda cocuk ruhunun durumu gittikce yolundan sapıyor diye...Elbette cocuk komiklikleri güzel.Dünya üzerinde kötü sözcükler var.Bu sözcükleri sihirli bir değnek yardımı ile yok etmek istiyorum.Elbette olmuyor.Olduramıyor kimse.Bu şekilde yaşamaları gereken bir çağ demek ki diyip kendimi kandırıyorum.
Gelgelelim blog yazımın asıl konusuna: Rüyamda yurtdısında bir edebiyat fakültesinde master yapmısım ögretmenimiz Samuel Beckett ise bizleri bir amfide toplayıp küçük bir tören yapıyor bizim için.Etrafımdakilerle Türkçe konuşuyorum Beckett bu olum bize bi sürpiz hazırlamıştır sıradan bir tören olamaz gibi bir takım şeyler konuşuyorum.Ben zaten Ali Akayın öğrencisiyim diye hava fln atıyorum sınıf arkadaslarıma.Tek ders sınavında Ali Akayın sınavı yaptıgım yerde klimayı acması dısında herhangi bir sohbetimiz yok aslında sadece meraba meraba.Ama iste rüya bu ya Ali Akay ile Beckett eski dostmus.Neyse gelgelelim Beckett bize süpriz yapmıs gercekten diplomaları dagıtıyor ama sınıftaki enleri secmis kendince bi de geri dönüsüm çöpleri gibi çöp tenekeleri var metal onların ağızlarına bizimle ilgili birer cümle yazmış.Bu arada cümleler İngilizce.Bana ''Sınıfın en iyi anlayanı ve ifade edeni'' gibi bir şey yazmış ben öyle çeviriyorum İngilizceye o an.Sonra eşim Nusret'in İngilizcesi çok iyidir belki bu deyimdir ona sorayım eve gidince diye düşünüyorum.Düşünür düşünmez Nusret orda bitiyor diyor ki çok da sevinme seni üzmek istemmem ama bu bir deyim ve boş boğaz anlamına geliyor diyor.Yine de üzülmüyorum kendimce iyi bir şey dediğine inanıyorum biraz şüphe de ediyorum çünkü 4 5 kişi için yorum yazmış Beckett diğerlerine yazdığı yorumlar hep kötü bi tek benimkisi iyi olamaz ters köşe sevmediklerinde iz bırakmak istemiş olabilir diyorum ama beni sevmemesi bile hoşuma gidiyor.Sonra evimize gidiyoruz ve bahçemizde brokoli yetiştirmeye çalışan bir bahçıvan ile muhatap oluyoruz.Çok hızlı evimize döndüğümüz için ışınlandığımızı düşünüyorum.
Unutmadan paylaşmak istedim işte.
Raci hoca gibi yazımı sonlandırırken bir özlü söz söylemeden geçemiycem.
Anlayana sivrisinek saz anlamayana kurufasüyle pilav az...Hehe çok şakacıyım.
Evini su basan dostum Aysegüle sabır ve kolaylıklar Nusrete ise zihin acıklığı diliyorum
24.07.2013
bileşik kaplar prensibi (prezentıbıl)
Madem tez yazamıyorum blog yazarlığına neden devam etmeyeyim mottosuyla ilerlediğim bir yazıma daha hoş geldiniz. Bu minvalde sizlere öncelikli olarak bahsedeceğim konu yoğurt kapları, kullanım alanları ve Anadolu coğrafyasında kullanım şekilleri ve dünya kültürüne etkileri...
Bir çoğumuzun çöp olarak kullanılmasından dahi tiksindiği estetik olarak mutfak lavabosunun yanına yakıştıramadığımız ama nedense geniş ağzı ve küçük boyu ile işlevselliğin son harikası olan yoğurt kapları ve inatla yoğurt kaplarını yıkayıp saklayan anneler annelerimiz. (konunun çok boyutluluğunu anlatmaya kelimelerimin yetmediğini çoğunuz anlamışsınızdır)
Mutfakta tiksindiğim iki öğe varsa biri sarı bez diğeri de içine çay dökülmüş yoğurt kabıdır.Gel gelelim insan 30'lu yaşlara yanaştıkça yoğurt kabının aslında ne kadar da önemli bir araç olduğunu çok daha iyi anlıyor.40 yaşıma yaklaşırken sarı bezleri sevmekten çok korktuğumu da yeri gelmişken söylemeliyim sanırım.
Aşırı çalışkan mesai manyağı mesaiden sonra kurs kovalama delisi olan yüce ben çağdaş drama ve işaret dili kursuna gitmeyi planlarken kendimi aynı yerde bulmuş olacağım ki evde kral tv karşısında dandik bir şarkının sözüne takılıp ağlarken yakaladım kendimi.Hemen façayı düzeltmeliydim hipster arkadaşlarım bu sırrı bilmemeliydi ya da aşırı komik bir şey yapmışımcasına bunu abartarak anlatmalıydım ki coolluğuma cooolluk katılsındı. Ahaaaha siz hiç kambur bir cool gördünüz mü ben bizim dönemimizde hırkalı grunge kambur tipe o kadar ruhumu kaptırmışım ki çılgınlık seviyeleri değiştikçe bu kamburesk modelden vazgeçmek istesem de sırtıma yapıştığından mütevellit ara tarzlarda dolanıyordum.Yeni savunma mekanizmamsa gerçekten çok daha kullanıma elverişli şöyle diyorum insanlara belki benim idolüm Suna Pekuysal ne biliyonuz?Ne biliyonuz amk(tabi bunu yüksek sesle dillendirmek 30 yaşında biri için doğru olmayacağı için, haklısınız gençlikten kalma gereksiz bir duruş bozukluğu diyerek gülümsüyorum tüm pozitivitemle)
Neyse gel gelelim yoğurt kabının faydalarına... yemek yapmayan evli bir yaratık olduğum için sağolsun varolsunlar anneler annelerimiz bize ellerindeki tüm saklama kapları ile yemek gönderdikten sonra artık gönderecek kap bulamayıp yoğut kabı kullanmaya başladıalr. Tüm vatana millete hayırlı olsun
Burgaz adaya giderseniz ekmekçi amca var o koca oyuklu ağacın yanında ona selam söyleyin...Beni bilen bilir.O da bilir.
Doğancan Kısacığa sevgiler..(İç mimar olman için tüm dünyayı seferber ettik şu anda meleği,insanı, iç mihrakı rahat ol emniyettesin)
22.07.2013
13.04.2013
Falafelcilerde inecek var
Tüm bunları Starkcığımızın yemeğini beklerken oyalanmak için yazmam elo shitye bir dönüş mü acaba diye düşünürken uyuyakalmış ruhuma merhaba dedim
İyi geceler Eskişehir Peyote....(her nerede yaşatılıyor ve yaşıyorsan)
3.12.2012
deep
Günlerden pazartesi 4 senedir tek tatil günüm olmasına rağmen pazartesileri de en az pazarlar kadar sevmiyorum.
Doğuştan depresif biriyim sabahları gülümsemekse en büyük isteğim. Yeni iş ve oda arkadaşımın da depresif biri olmasından hoşlanıyorum.Birlikte saçma şarkılar dinleyip ehehe intihar edelim espirisi yapabiliyoruz.Hatta iş çıkışları bu günden hoşlanmadım yarını da sevmeyeceğime eminim diyebilmenin inanılmaz hafifliği. Tabi ki bazen eğleniyorum, kocam bulaşık yıkarken daha hızlı davranabilmem için kulağıma hızlı müzikler taktığında mesela.
TÜM BUNLAR DEĞİL DE en son blok yazıma yorum yapanların SÜNET ORGANİZASYONU, MİTSUBİSHİ KLİMA SERVİSİ, ZİPPO MODELLERİ, NOTEBOOK YEDEK PARÇA ve KURŞUN GEÇİRMEZ CAM olmasının bir anlamı olmalı mı olmamalı mı?
*dengesiz ve depresif biri olmama rağmen hala değişebileceğime inananan kocama binlerce teşekkürler.
12.05.2012
doğruya doğru dayvu
Gereksiz oluşları aslında tamamen gereksiz bir vakitte aramaya koyulmamla ilgiliydi.
Aradığım tek bir şeyi dahi bulamayıp milyonlarca anı tekrar hissetmem zaten içimde pineklemekten epeyce hoşnut olan öküzü uyandırdı.Hiç bir şey tamamlanmamıştı.Her şey eksikti..Kendimi tebrik ederek karıştırmaya devam ettim.Defterin birinde üniversite tercihlerimi buldum Mimar Sinan yanında parantez içinde "anlamsız " yazıyor, sonra arka sayfayı çevirip yeniden bir sıralama yapmış ve bir numaraya yerleştirmişim.Hatırlıyorum gitmekte kararlıydım Ankara kulesine yakın bir yokuşta yaşamak gibi şimdi aşırı garip gelen bir hayalim de vardı. O sırada en yakın arkadaşlarımdan birinin Mimar Sinan'da gördüğü yeşil hırkalı kızı uzun uzun anlatışı fikir değişikliğimde etkili olduğuna emin değilim ama şimdi bana kesin öyle olmuştur gibi geldi..
17.04.2012
5.04.2012
coney island
25.03.2012
23 saat
sadece bir serseri olabilirmişim gibime geldi (serseriyi hangi anlamda kullandım o an tırnak içine aldım mı almadım mı tam olarak hatırlamıyorum)
bütün gece bitimsiz bir huzursuz bacak sendromu
habire ve boşuna düzen arayışları.beyhude çabalar.boş beleş goygoycu bir iş.üstelik yorucu ve az paralı.
harkuladenin harkında.
bir sonraki sene selam verilmeden geçeceğine adım gibi emin olduğum 13 14 yaşlarındaki genç dimağlar.
anlık bir sevgi yeter ki olsun da.espirime gülsünler de günü kurtarayım.haha
.kalbime oturan öküz kalbime oturan öküz söz öbeğini tekrar ettikçe artan ağlama isteğim.bahar depresyonu çok ağır ve hiç komik değil.
ve ara sıra soranlar oluyor kimseyi ilgilendirmediği için
aklımdan bu gibi şeyler geçtiği için yazmıyorum.
hepinize iyi günler bol güneşler.
buralar feridun düzağaç şarkısı gibi siyah çirkin karanlık
6.12.2011
flawless stability
Vazgeçtim ve sildim o cümleleri kusursuz bir kararlılıkla..kusursuz bir kararlılıkla yapabildiğim tek şey söyleyeceklerimi ertelemek ve ben bunla nedense açıkça gurur duyuyorum. Çoğu zaman sinir bozcu bir huy olarak görülüyor etrafımdaki türdeşlerim tarafından.Oysa insan türü gereği gerilimli bir varlıktır ve çoğu kez kusursuz bir kararlıkla vazgeçip söyleyemediklerinin gururudur ona hüzün veren.Ah bir bilseler her gün ne kadar çok onların istediği insan olmayı dilediğimi.
MERHABA hayatıma hoşgeldiniz...En sevdiğim insanlara söylediğim yalanlardan özür dilerim.
*(Nusret belki burdan okuyunca daha az sinirlenirsin stajım şubat ayında kalkacakmış.boyun eğmiş bir yaratık olduğum için her ne kadar sabahları korse takıp yürüyüş yapsam da hüzünlü bakışlarımın üstesinden gelmeyi bir türlü beceremiyorum...)




















