27.03.2021

10.02.2021

"müziğin sesini duymayanlar dans edenleri deli zanneder" miy miş

Hayatımın en depresif dönemlerinde tutunup kah eğlenerek kah acıları dürüm yapıp yiyerek bu mecrada dışa vurduğum yıllar yıllar olmuş...Çok garip bir günlük bazı seneler bir paylaşım var bazı seneler bombalamasyon ama yine de hep var. Yazım noktalama imla yok.Ayıp günah mükemmeliyetçilik yok..Ne güzel bir günlüğümsün sen elo shity.

E şimdi bunu neden yazdım?Biraz önce ekşi sözlükte intihar mektupları sekmesinden  gelen ben değil miydim?

Six Feet Under 'ı yeniden sil baştan izledim  ve bitirdim. Hayat ve ölüm hakkında epik bir sorgulama alanı idi. Bitince boşluğa düştüm.Hiç bitmesin Nate ölmesin istedim.İstemek bir şeyleri oldurabilmenin önkoşulu ama çoğu zaman yetmiyor ne yazık.Bu arada en çok kendimi özdeşleştirdiğim karakteri bir türlü bulamadım bazı bölümlerde Brenda bazen David'le özdeşleştirdim kendimi bazen Ruth bazense Claire...Hala en çok hangisi var içimde bilmiyorum.

Hayatımın daha berbat olduğu pek çok dönem olmasına rağmen kendimi bu kadar derinden kötü hissettiğim çok az dönem olmuştur.Olsun durmak yok yola devamke.

Ne demiş öğrencim Kıvanç Hayatımda Yasemin Hoca kadar çok konuşan ve aynı zamanda depresif birini pek görmedim.Evet Elo Shity seni bir adet youtube kanalı ile aldatıyorum adlı Teknolojiden Anlamayan Kadın...Elo Shity daha yaratıcı mıydı?E yavrum insanlar kısa görselleri izliyor kim senin bık bıklamalarını saçma şarkı çevirilerini vaad edip randevu alıp yapamadığın röportajlarını okumaya vakit ayıracak youtube mis basıyorsun oluyor bir şeyler.Kafamıza göre bir şeyler patatesler mercimekli köfteler de yaptık amma onlar da pek tutmadı her sosyal medyada yaptığım girşimciliğin hayal kırıklığına dönüşmesinin çok güzel bir şey gibi göründüğünü sandığım yazım için tıklayabilirsiniz.

Daha fazlası için ise durulmayan bir manyak olarak yaptığım başarısız sosyal medya günlük tutma okulda yaptığım işler için çocuklar ve şiddetsiz şeyler diye bir hesap açtım seni aldattığım zamanlarda sadece 300 takipçizi olan niş bir instagram hesabı:)


18.10.2020

Nameste Çav Koniçiva


 *her ne kadar Cana'nın doğum günü için payetli grupie t-shit'lü halini bulamasam da sen bu hayata gelmiş en iddiasız iddalı kişisin. Işıklar ve nameste. Umarım oralarda Kayahan, Zeki Müren gibi güzel bir müzisyen tayfa ile takılıp müzik yapmaya devam ediyorsundur.

27.07.2020

yaralayan abuflera şarkısına gayduruguppak çeviri (dünyanınen uzun sürede yazılmış blog yazısı)

coyotes-çakallar

te quiero
de una manera tan extraña que cuando lo cuento
noto algo sumergido al fondo de mi pensamiento
que baila conmigo hasta hacerme dormir

Y en sueños te veo
Como una herida abierta inmune del paso del tiempo
Estoy casi desnuda y temo que si me convenzo
Vaya a perseguirte buscando salir

Seni sevmek öyle meczup, ucube (weirdo) bir duygu ki bilincimin dışında  bir yerde bir şey açığa çıkarır bunu kendime her itiraf ettiğimde uyuyana kadar benimle dans edip durur beynimin kıyılarında

(Aşkın bu meczup eden hali döner durur kafamda bir yandan bu sıkışık kendini adamışlık duygusunun çok saçma olduğunu bilirim ama örnek bir mazoşit olduğum için bu duygu ile baş etmekte zorlanırım bebeğim)

Yüz kere dinlerken türlü türlü duygular çeviriye yorumlar katmaca / uğraştığım şeylere de bakınız hele
Başka bir çevirme çabamda de demişim ki;(çeviri derken google translate yanlış anlaşılmasın ha)

Seni öyle garip bir şekilde seviyorum ki her söylediğimde düşüncemin derinliklerinde bir şey açığa çıkıyor ve uyuyana kadar benimle dans ediyor, rüyalarımda seni görüyorum zamana bağışıklığı olan bir yara gibi neredeyse çıplağım ve kendimi ikna edersem diye korkuyorum çıkıp seni aramaya...

El propio argumento quizá
No sea tan tarde y aún pueda salvarte de la tempestad
Por ti a cucharadas me tomo los restos que puedan quedarte

En uygun senaryoda henüz her şey için çok geç değil ve belki her zamanki gibi kurtarıcın olurum (artık kimsenin kurtarıcısı olmayı istemesem de kahrolsun bazı vazgeçemediğimiz şemalar)

Bunu yaparken de sadece senin için alabileceğim ne varsa şu hayattan 
bir avuç dolusu alırdım 
senin ihtiyacın olan her şeyden
(ihtiyaç listeni sıralıyorum merhamet şefkat uyum anlayış birlikte bir şey yapabilme gibi 21. yüzyıl becerileri cooperation corelation fln canım kardeşim)


şarkının en vurucu yeri burda giriyor


te vas
y como los perros de caza rastrean su presa yo corro detrás
a tierra y barro me cubro cuando te vigilo como un animal
oculto a la merced del viento
que lleva por capricho mi lamento
lo arrastra con su paso y no me importa que venga
y que ponga este cielo de negro que ya no le temo
hasta que el cielo chivato se ponga a llover
hasta que el cielo chivato se ponga a llover

Ne zaman gitsen
Bir av köpeği gibi peşinden gelirim
Ve tıpkı o av köpeği gibi çamur ve pislik içinde ruhunun izini sürer ruhum
Şimdi rüzgarın merhametine saklanmış ağıtlarım 
Adımlarını takip ediyorum ve gökyüzü kararsa da 
Umursamıyorum artık ve korkmuyorum
Yağmurun habercisi gökyüzü yağmuru yağdırdığında 
sana beni anımsatan tek izin nemli bir toprak kokusu olacağını biliyorum
Artık yaşayamadığımıza dair tek kanıt
Nemli toprağın kokusu olacak 

(şarkının sonunda ıslak avcı köpeğimiz böyle garip acılara gark olarak can verir)


*Elçin Özsoylu seni unutmayacağım.Goethe(Annemin en sevdiği yazar olur kendisi) Bu dünya hassas kalpliler için cehennemdir demiş. Bence herkesle iyi anlaşsan da eğlenceli biri olsan da bu dünya senin için de cehennemdi.Umarım sana tertip ettiğim ölü sevdiklerim komitesi ile karşılaşmışsındır bir yerlerde...Sonsuz saygılarımla.

4.12.2019

hypnophobia

The mentals of your dreams i'd like
Our answers by morning light
Memories of moments fade away
But again the things you see before you wake

13.09.2019

3.09.2019

Pek Yakında!!Muhteşem Röportajlar Sürpriz İsimler

Muhterem Elo Shity Okuyucularına iftiharla takdim etmekten onu duyduğum isimlerle muhteşem röportajlarımız olacak
Kimler mi bizimle olacak dersiniz?
Kimler kimler?Maydonozlu köfteler (Berbo bir 90lar esprisini daha katletmem)
En iyi arkadaş kontenjanından en kral arkadaş kontenjanına yükselmiş çalgı üstadı Ayrık Otu grubunun Bözhöyük şubesi Berat Hasırcı ile Hayat ve kimsenin bilmediği ayrıntılar üzerine...
Youtube camiasının en çok izlenen kanallarından Kutsal Motor'un Zeynebocağı ile güneş gözlükleri naiflik  kırılganlık ve röportajlar üzerine
Mimar Sinan'ın Bergenleri Arabesk Fanzin'in yaratıcılarından Caniş ile sanatın acıları ya da acıların sanatı üzerine:)
Şimdilik planlamalarım bu yönde bir de sürpriz röportajımız can dostum Merve ile Eskişehir Gelişim Vakfı  Eğitim Gadun Gaduna  konularını masaya yatırmak bonus olacak ya da Merve hangi konuda röportaj vermek isterse çünkü onun için akan sular durur bu da böyle biline sevgili elo shity funları
*Dünyanın en çok fanı olup takipçisi olmayan bloğu elo shityden sevgiler.

31.08.2019

Doslarım içimde sanki kurt misali beni yiyorlar


Yaralayan Şarkılara Uydurmasyon Çeviriler

i am kloot- twist 

(Başlamadan önce söylemelyim ki aşırı zor derin bir şarkıymış ikinci kez yaralandım)

Twisted on destiny, fate and three wishes
Paramparça bir kader; talih artık dile benden ne dilersen 3 dilek hakkı

We fuck and fight, someone else does the dishes
Seviştik ve savaştık kim yıkarsa yıkasın bulaşıkları

And meantime my memory reminisces and twists
Bu eşzamanlılığın içinde hafsalamda canlandı tüm parçalanmışlıklar

There was a time when were filled with loughter
Bazı zamanlarsa kahkahayla dolu 

Hopelessley hoping happy ever after
Umutsuzca ummmak bir gün mutlu sona ulaşacağımızı

Did we string up a heart, let it swing from the rofters and bleed
Kalplerimize izin versek yukardan aşağı sallansa çatılardan kanarken yaralarımız

There's blood on your legs, i love you
Bacaklarında kan var, seni seviyorum

There's blood on your legs, i love you
Bacaklarında kan var, seni seviyorum

There's blood on your legs, i love you
Bacaklarında kan var, seni seviyorum

Evoke the rich tapestry of love and devotion 
İnce işlenmiş bir aşk ve sonsuz bir bağlılığa davet ederdi yüreğin


Emote the sweet saccharine of all that devotion,
Adeta yapay bir tatlandırıcı gibi idi tüm bu bağımlılık (sadakat)

Forget all about that and fall in this ocean with me

Herşeyi unut ve benimle bir okyanusa dal

with me...


Benimle...





*en az bir ay önce bu çeviriyi yapmış olmama rağmen yayınlayamadığım için 11 elo shity takipçisinden özür diler hepinizi çok severim.






17.08.2019

pareidolialarda inecek var

* Böyle şahsına muhasır medeniyet seviyesinde ruh hastalığı türk televizyon tarihinde çok ender bulunur doğrusu... Saygılar şefim.Ee ne demişler "show must go on"

7.08.2018

Space For Rent

Düğün maceralarımı herhangi bir sıra olmaksızın anlattığım bir blog yazımdan daha hepinize merhaba.
Şu an tindersticks çaldığı için aşırı depresif bir kafaya girdim.Sanırım yazamayacağım.Şaka şaka her türlü yazarım. Bilen bilir ne hüzün tünellerinin içinden ne şakalara gark olmuşumdur binlerce zaman.Heralde son zamanlarda en çok güldüğüm kişi Feyyaz Yiğit çok geç keşfettim kendisini burdan kendisinden özür diliyorum.Neyse en azından ortaokul lise dönemim boyunca Cenk Erdem Rıza Karaağaçlı üniversite dönemimde ucundan azcık Modern Sabahlar İlkokul dönemimde Mega Radyoda Faruk ve Dershane Türkçe Öğretmenim Ahmet Hocanın programını dinlemiş en büyük hayallerinden biri iki kişilik bir radyo programı yapmak olan biriyim. Çeşitli eş dost tanıdıkla zaman zaman yapsak ya diye konuşuruz hiç olmaz nedense.Atılganlık eğitimi almam şart oldu bu yaştan sonra acaba Burcu Hocayı yaşam koçum da mı ilan etsem.Yok ya bu saatten sonra kendime ancak bir Bozhöyüklü Yaşam Koçu atayabilirim gibime geliyor.
Gelgelelim son anda aklıma gelip gitmessek çok ayıp olur diye okuldan bir arkadaşımı zorlayarak gitiğim fakir olduğum için kapıdan çıkarken gelinle olan fotoğrafımızı fotoğraf satan geçlerin gözünün içine baka baka çektiğim düğüne. Aynı zamanda bu düğünde sadece damadın arkadaşlarına özel dağıtılan fularımsıyı bir hamlede kapmam ve belime bağlamamla birlikte içimden fırlayan Adnan Şenses düğüne kesin damgasını vurmuştur o anda vurmadıysa da düğün videoları izlenirken Ahaha Yasemin Hoca şeklinde tepkilere sebep verecektir diye ümit etmekteyim.Tüm bunlar yaşanırken zorla düğüne getirttiğim arkadaşımın yerin dibine batmasına hiç değinmiyorum bile. Bu düğünün en büyük olayı bir damat şov olmasıydı.Yani kimse Egeli değil benim bildiğim kadarıyla ama insanlar ne kadar da Zeybek oynamaya susamış damadı tebrik ve takdir ederek yazıma son veriyorum.Çünkü bu düğünde başka macera yaşamayacak kadar az vakit geçirdim.Her açıdan coşkumun kursağımda kaldığı randımansız bir düğünümdü.

İçimde kiralık boşluklar var uzay kadar atsan atılmaz satsan satılmaz...

Yaşamdan yana olan blog Elo Shity Elosu çok da kalmadı Shit Shity olarak mı değiştirsem adını yok ya kaç yaşında kadınım ayıbolur : )

 Artık bloğumu okumayan tüm eski dostlara sevgiler.

5.08.2018

is it lie to you rather than hurt you?


                                                 I NO LONGER HEAR THE MUSIC

4.08.2018

şıkıdım da mıkıdım şıkıdım mıkıdım gari gari de gari /geçen seneki yayınlamadığım düğüncülüğüm

Dün gece iki Bozhöyüklü güzel insanla daha tanıştıktan sonra bir OBUAN konserinde iyki Bozhöyükspor diye bağırarak tezahurat etmişim diye sevindiğim bir gecenin sabahından hepinize merhaba.
Gerçekten Bozhöyük insanı bambaşka  (Eskişehir yavşaklığı içermeyen pür periferik püfür püfür)
Konuyu fazla uzatmadan TASİGO otelde düzenlenen bir düğün daveti gecesinden dem vuracağım.Şimdi niye otelin adını andın bre derseniz Tacettin Sinan ve Gökan adlı üç arkadaşın ilk iki harflerinden oluşturulmş olan otelin adının nerden geldiğini bana açıklayan Bozhöyüğün en iyi basçısı aynı zamanda yüksek sosyolog arkadaşım Berata da değinmiş olmak istedeiğimden ötürü.Bir Elo Shity röportajı için kendisine burdan göz kırpıyorum.Gerçekten kendisi çok ilginç bir yaşam formu sizin de zevkle okuyacağınız bir röportaj olacağına neredeyse eminim.Okuyucum yok gerçi ama olsun gelecekte bir gün Gargatuna gibi doğacak arkeolojik internet kazılarından gelecek nesillere ders olacak bir blog yazarıyım sonuçta.
Efenim sözün özü bu düğünde hayatımda yaşadığım en acayip düğün kafasını yaşamış olmanın haklı gururu içerisindeyim.Size bahsedeceğim şey aile pogosu evet bildiğiniz punk rock konserlernin bir noktadan sonra durdurulamayan enerjisini yansıtan güzide dans.Şimdi nasıl oldu da bir anda 9-8 lik havalardan Moğollar Grubunun Gari de Gari şarkısına geçildiği konusunun sırrı ise İstanbulun en iyi DJi Temmuz Beyin efsaneliğindedir.Belki inanmayacaksınız amma gerçekten bu muhteşem şarkı düğünde en az 3 kere çeşitli şekilllerde çalındı.Nakarat kısmı geldiğinde insanların ortada toplaşıp kafa göz omuz omuza zıp zıp zıplaması görmeye değer manzaralardı. Bu görüntünün en ilginç kısmı ise bu güzide pogonun aile büyüklerinin önde gelen simaları tarafından muhteşem bir enerji ile yapılmış olmasıydı.E tabi eski bir sosyolog olarak kendimi durduracak değildim bu münferit vakaya bir isim verdim başta da bahsettiğim gibi aile pogosu bu şekilde doğmuş ve bu düğünümüze damgasını vurmuş oldu.
Bir sonraki düğün macerama kadar hepinize mutlu düğüningler.Unutmayın eğer birinin tüm yaz sezonu boyunca tatil fotoğraflarından çok düğün fotoğrafı varsa bilin ki o zavallı insan düğün overdose olmuştur. Bir dondurma ısmarlayarak bu kişilerin gönüllerinin alınması faideli olacaktır.Havuzlu sitede oturuyosanız eğer bu zavallı overdoser kişiyi havuzbaşı düğününde görmekten öteye gidemediği havuzunuza da çağırabilirsiniz bence hayır demeyecektir. 

30.07.2018

Bir Elo Shity AÇILIMI : EVERYDAY I AM DÜĞÜNİNG

Uzuuun uzuun zamandır şu bloğumu bir canlandırsam yahu diye düşünüyorken (yaklaşık 7 sene) aklıma acayip cinyıs bir fikir gelmesi ile (jetonum köşeli ötesi uçurtmalı jeton 90lar espirisi ama kimse hatırlamaz) karşınızda EVERYDAY I AM DÜĞÜNİNG  (Episode 1)
Genel olarak tam bi düğüncü olduğumu ve davetlere icabet etme hevesimi beni tanıyan herkes bilir.Çünkü niye insan seviyorum-çünkü niye düğünde yalandan da olsa gülen eğlenen insanlar görmek o garip potlaç kafası hayatta olduğumu hatırlatıyor. Bildiğiniz kamberim işte bensiz düğün olmamalı.
Küçükken şöyle garip bir duam vardı bedenimin küçük bir yerimde bir acı dilerdim.(parmak kenarı yarası diz kanaması) o an duyduğum acı bana inseption hesabı hayatta olduğumu hatırlatırmış gibi gelsin diye.O kafalara nasıl girdim bilmiyorum.Of bi de nezaket ihtiyacı her zaman üst düzey bir insan olma hissi ile boğuştuğum için bundan daha katastrofik bir isteğim vardı çok nazik bir dünya tahayülü ama herkes çok dikkatli olmak zorunda çünkü mesela düşmek var ama yumuşak düşmek zorundasın yoksa en küçük bir kan gelirse bedeninin herhangi bir yerinden ölüyorsun bu yüzden dünyada herkes çok yavaş ve nazik ve temkinli olmak zorunda.Herkesi kendi kafama göre bir dünyaya hapsetme isteğime kaç puan.
Neyse işte hiç sevmezdim düğünleri annem de acayip düğüncüydü illa o düğüne gidecek o düğünde düğün fotoğrafçısından fotoğraf çektirip alacak. Yaa napıcaksın o patlak flaşlı fotoğrafları(şimdi annem kadar güzel bir kadınsanız bunu hatırlamak istemeniz normal diye düşünüyorum) o zamanlar böyle telefonlar yok tabi zart şu çimende zurt şu havuzbaşında fotoğraf çekip çekip instagrama koyamıyorsun.
O değil de zatı muhterem kedimiz nevi şahsına münhasır Helis Hanımın boyununa bir ilaç sıkmam gerekiyor dış parazit için Maşallah tosuncan kaçıyor da kaçıyor şimdi bir şeye odaklandım diye gel keyfim gel totoro gibi ama seni pusuya düşürürüm Helis benden kaçamazsın.Kedileri kaçırabilirim ama düğünleri asla.(derken bu sene olan neredeyse tüm düğünlere gidip en çok istediğim düğüne gidememek adlı dramım yakında tüm şehir tiyartolarında)

Köpek Kulübesi İçin Adım Atamadığım Bir Başka Günün Sonundan daha İyi Geceler dileyerek acayip özleşmişim seni Elo Shity ne iyi etttin de bana kendini yazdırdın diyerek ve çook acayip hikayelerim var beni bekleyin anacıım bye diyerek bu yazımı sonlandırmaktan gurur duyuyorum.

Not:Dünyanın en uzun cümlesini kurma yarışması diye bir yarışma varsa lütfen bana bilgilendirme yapmayı unutmayınız

Sevgiler.

30.01.2018

heavy souls* stranger than you

9 senedir blog yazarıyım(bu taslak yazıldığında 9 senelik imiş) hala fenomen olamadıysam bir nedeni vardır heralde...bloğun adını değiştirip bir antidepresan karşıtının antidepresan günlüğü yapsam belki olay olur...ablanız bir olay değil bir durum komedisi...
Malumat, akış, yorgunluk, sahipsizlik ,sahiplenememe ,yalan bilgi, umarsız medya araçları, kalp kuruması,küçücük çocukların panik atak olması ölümler, sıralı, sırasız sevgili arsız ölümler...
Yazabilirim zannetmiştim. Acı dolu bir komikliğin içinde.Biraz şair ruhlu kalabilmeyi başarabilseydim.
Ben ölmemek için antidepresana başlamışken kendimi puf diye ortadan kayboma isteğimi yok etmek için mücadele veriyorken yaşama isteğiyle dolu gencecik canların ölmesini anlamaktan çok uzağım.Ama çaba harcıyorum...Çünkü bir nedeni olmalı...Yıldızlarla hücrelerimizin benzemesinin yerdeki yıldızların,çöpteki çiçeklerin yeryüzünün ve gökyüzünün...
İşkence süremizi uzatan en son ölen umut...
Hepimiz itiraf edelim hadi

*Black Keys'i öpüyorum

yaralayan şarkılara gaydırıguppak çeviriler

James-Fine

I'm a boomerang
In the outback
Keep your throwing arm steady


So I get home
I'm a vampire bat
Haven't eaten in four days

Out in Shanghai
I've ordered in a Chinese takeaway

Bir bumerangım şehirden çok uzakta
Uzanan kollarını sabit tut
Sahip olduğum evde 
Bir vampir vuruşuyum
Şangayda görülen ve bu günlerde yenilemeyen
Ve ısmarlanabilirim japon alıp götürücülerinden.

I care more than I cry
I'm a phonograph baby
My wires are live
And I'm in crisscross
Fine. I feel fine

Sakladığımdan daha fazlasıyım.
Ağladığımdan daha büyük derdim.
Bir gramafon iğnesiyim bebeğim
Tel örgülerim capcanlı
Bir çaprazlamanın içersindeyim.
İyi.Kendimi iyi hissediyorum.

Full of cheap advice
I'm a suicide rookie
Blowing last call

Ben bir tavşan falıyım gelecek zaman habercisi
Zayıf önerilerim olur çoğu zaman
İntihar eğilimli bir acemi oyuncuyum
Son çağrıda vurgun yemiş

Care more than I can cry
I'm a phonograph baby
My wires are live
And I'm in crisscross

Bana sakladığından fazlasını göster.
Ağladığımdan daha çok dertlen benimle.
Ben bir gramafon iğnesiyim sevgilim.
Tellerim adeta canlı

Ve çapraz ateş altında bir yoldayım.

11.08.2016

Masumiyetini yitiren Mekali Kalkin'in en son oynadığı filmin Adam Green'in iphonela çektiği Wrong Ferrari filmi olduğu bilgisi doğrulandı


it's a funny battle,it's a constant game

Daha iyiye gidiyor bir şeyler sabah 5'te Tarkan dinlerken oynaya oynaya uyuyakaldım mesela
Aman psikolojime nazar değmesin...
Zira bilen bilir depresyon eğilimli intihar meyilli bir ruhum var.Özgürlüğüne kavuşsa geçecek biliyorum.Şöyle bir uzaklara gidip gözlerine baksa başka renkte başka başka insanların... Ayağı çıplak çocuklarla oyun oynasa...Egzotik meyveler görse rengarenk fotoğraflar çekse...Sırtçantasını taksa sızlansa da şikayet etmese...Keşfetmek için bakabilse dünyaya yeniden....Çok neşeli olabilse hatta manirebilse...Şu depresyon ninesinin hırkasını bi atsa omzundan...Bir oh çekse
Ah şu memnuniyetsiz şikayetçi tüketim çılgını ruhlarımız... Canlarınız çıkmasın huylarınız çıksın derler ya... İşte bana bir adet huy çıkarıcı ruhlara dost tüketime düşman...Dostlar başına...Dosstlar başına bir maceraperestlik bir adrenalincilik.
Motorsiklet kiralayıp Hindistan'a gezi yapmayı planlayabileceğim çılgınlıkta bir dost bulamadım
Olduğu zamanlarda da cesaret edemedim
Genşlere tavsiyem şiddetle güvenebileceğiniz sizi yarı yolda bırakmayacak dostlar edinin ve onlarla uzaklara gidin...30 yaşınıza geldiğinizde belki çok yaşlı hissediyor olabilir ya da o arkadaşlarınızdan biri ya da bir kaçını çoktan kaybetmiş olabilirsiniz.

3.08.2016

The Carnival Is Over

Daha önceki yazılarımda toplumun bilinç dışı ve toplumsal amnezi konularına değindiğim için bu katastrofik gündemle ilgili bir dirhem kelime etmeyeceğim...Keşke böyle de akademik makaleler yazabilmiş olaydım.
Kötüyüm
Ne zaman daha kötüsü olamazdı desem başıma bir iş geldiği için dememeye özen gösterirdim fakat can dostum yoldaşım dünyada belki de beni kusursuz sevgisiyle homur homur saran tatlılar tatlısı ballar balı pasaklılar kralı sevimlilik abidesi yumuşak kuyruksuz kedim Samim hayata gözlerini yumdu. Hayatımın en büyük acılarından birini yaşadım. Böğrüme öküz değil tüm dünya oturdu boğazım düğümlendi...Umarım kedi cennetinde koşup oynuyor bir gölgelikte miskinlik yapıyorsundur... Bencilce üzüntüm aslında hayatımda olan hiç bir varlığın  beni onun kadar anlayamayacağını bildiğim için belki...Bir yerlerde beni hep sevmeye devam et olur mu?
Sürekli miyavlama sesi duyuorum gaipten geçer heralde bi ara
Gömerken çok tatlıydı elleri yumuk yüzünde huzurlu bir ifade vardı onunla avundum.
Beni unutma sevgili dostum ha oralarda bir yerde babamı Narin'i Onur'u ve Gipsy'i bulursan onlarla da hoşbeş et...
Burada her gün seni özlemeye devam edeceğim...

21.06.2016

Umursamazlığım şekil önümden çekil

Yine The Organ çalıyordu ama bu sefer Brother'dı çalan şarkı...  Evet tezgahtarlık yapıyordum kanyonda Mercan Dede geldi tebrik etti yeni işiniz hayırlı olsun dedi hayatımda yeni işimi en içten biçimde hayırlayan kişi belki de oldur. Canım çok iyi bi adam. Hiç Mercan Dede dinelmedim. O günün hatrına adamın orjinal bi cdsini alayım arabam olursa takarım arabaya binenlere çok acayip bir şey dinletiyormuş gibi davranırım.Varın iş arkadaşlarımın müzik skalasını siz düşünün.Pop po Kral Pop. Ben de alıştım lan o kadar da aşağılık değil hele 90lar türkçe pop olursa tadından yemez...İş değiştirmeyi sevmem buna rağmen yaşıma oranla çok iş yapmış gibi hissediyorum bu uyuz fıtratımla. Garsonluk tezgahtarlık bi sivil toplum kuruluşunda ne olduğunu benim de anlayamadığım bi iş, yönetici asistanlığı,labratuvar cihazları pazarlamacılığı...
Çok şükür ki Die Antwoord dinleyen hatta konserine gitmeyi planlayan biriyle karşılaştım...Bu konu ile ilgili tatlış bir mutluluk var içimde.
Neyse gel gelelim 10 sene önce dinlediğim şeyler bi anda önüme çıkınca bi sevindiriklik hali hasıl oluyor bana. Onu söylemeye çalışıyorum birinci cümleden beri ama kendime engel olma hastalığım sağolsun yine iş başında....
Bitirmem gereken zilyon tane rapor ve bin kunduzla başbaşa bir günden daha merhaba..
Bu günkü ruh halim oruç kafa yaptı
Telefonumda yetersiz alan olduğu için whatsupı bile açamıyorum
Öyle bir umursamazlık hali
Öyle doğuştan bezginlik durumu
O biçim

24.05.2016

Yaralayan şarkılara uydurmasyon çevirmeler vol bilmem kaç**

*Sevgi ve hasretle Bowie'yi anarak

Rock 'n' Roll Suicide


Time takes a cigarette, puts it in your mouth
You pull on your finger, then another finger, then your cigarette
The wall-to-wall is calling, it lingers, then you forget
Ohh how how how, you're a rock 'n' roll suicide



Zaman bir sigara alır ve senin dudakların arasına koyar
Parmaklarının arasında dans eder sigara
Duvarlarla birbirinize bakma zamanıdır, acıtır canını, sonra unutursun…

Nasıl nasıl yapmayı aklından geçirirsin bilemiyorum yuvarlanan bir taş gibi kıymayı canına

You're too old to lose it, too young to choose it
And the clocks waits so patiently on your song
You walk past a cafe but you don't eat when you've lived too long
Oh, no, no, no, you're a rock 'n' roll suicide


Kaybetmek için çok yaşlı seçim yapabilmek için çok genç gözlerin
Ve saatler tutukundur senin şarkına
Uyduruk bir börekçinin önünden geçersin ama yiyemezsin çok yaşarsın yersen
Yaşamak istemezsin
Hayır yapma bunu sevgilim dans eden bir kaya gibi kendini katletmene izin vermem

Chev brakes are snarling as you stumble across the road
But the day breaks instead so you hurry home
Don't let the sun blast your shadow
Don't let the milk float ride your mind
You're so natural - religiously unkind

Frenler tutmaz bazen sen yollardan geçerken
Günlerin getirdiği canını yakar ama eve geç kalsan da varmak için acele edersin
Güneş doğmadan var ki eve onun senin gölgeni almasına izin verme
Ve vardığında eve uyanıp da içtiğin ilacın, senin derinlerine çekmesine izin verme, çikolatalı sütün içinde
Sen çok gerçeksin inançlı bir zalimsin kendine karşı (Bu kıtayı acayip uydurdum)

Oh no love! you're not alone
You're watching yourself but you're too unfair
You got your head all tangled up but if i could only
Make you care
Oh no love! you're not alone
No matter what or who you've been
No matter when or where you've seen
All the knives seem to lacerate your brain
I've had my share, I'll help you with the pain
You're not alone

Just turn on with me and you're not alone
Let's turn on with me and you're not alone (wonderful)
Let's turn on and be not alone (wonderful)
Gimme your hands cause you're wonderful (wonderful)
Gimme your hands cause you're wonderful (wonderful)
Oh gimme your hands.

Ama yine hayır diyeceğim sevgilim hayır yalnız değilsin
Kendini izlerken tek başına yine zalimsin hep kendine karşı
Kafan hep karışık kendi kafanı yaşarken bile
Sevdiğim şuna inan yalnız değilsin
Nerde yaşadığın neleri gördüğün önemli değil
Bütün bıçaklar senin zihnini yaralıyorken
Sen benim bir parçamsın sana kendi acımın içinden yardım elimi uzatırken
Ve şunu bil ki sevgilim asla yalnız değilsin
Yüzünü bana dön ve gör ne kadar yalnız olmadığını
Yüzünü bana dön ve gör yalnız olmadığını (sen tamsın mükemmelsin)
Ellerini bana ver ve gör yalnız olmadığını
Güzel ellerinle elimden tut ve gör yalnız olmadığımızı
Bana ellerini ver

*Nusret'e sevgilerle


9.04.2016

bol balonlu günler güneşli cumartesiler dilerim

Tabi mümkünse
Mümkün değilse de üzülmeyin
Hiç bir şey olmaz

19.03.2016

Arsızlık üzerine notlar

Sevgili elo shiy okuyucuları bu gün hepimizin hayatında en az bir iki tane olan ne senle oluyor ne sensiz cinsinden bir türle ilgili ayrıntılı bir gözlem paylaşımında bulunacağım sizlerle..öhöm evet konumuz; arsızlar.
Onaylanma isteği ortalama bir insandan çok daha yüksek olan arsızların pek çoğu çok sevdikleri insanların bile gözünün içine bakarak yalan söyleyebilirler.
Yalan söylediklerini düşünmezler çünkü en iyi yalan söyledikleri kişi kendileridir.Yalanı söylerken söylediklerinin doğru olduğuna çoktan kendilerini ikna etmiş durumdadırlar.
Genelde cesur olurlar dürtüsel davranışları olabilir.
Arsızlar sadece kendi dünyaları içinde o an için önemsedikleri şeyleri önemserler, karşı tarafı rahatsız edebiliyor oldukları o anlık süreç içinde akıllarının ucundan bile geçmez
Eğlenmek, güzel vakit geçirmek, mutlu olmak aslında temel amaçlarıdır.
İyi bir gözlemci oldukları için boşlukları kolaylıkla yakalarlar ve asla kaçırmazlar.
Acımasız davranabilirler,ama asla kötü kalpli olduklarını söyleyemeyiz.Yaptıklarından pişman olsalar da bu davranışı değiştirememelerinin temel nedeni kendilerini cezalandırma eğilimleridir.
Peki sevgili arsızlarımız nasıl arsız oldular...Bir dahaki gözlemyazımda bu gözlemlerimi sizlerle paylaşacağım beni özleyin anacığım byee


24.10.2015

.ok bye.

Para ile imanın kimde olacağı belli olmaz.O yüzden önyargılı olmamak gerek.
Bu gün gerçekten korkunç bir güne uyandım öncelikle binbir takla atarak ekranı çatlayan telefonumu yaptırdıktan sonra kısa süren mutluluğum tekrar mutsuzluğa dönüştü evet takriben 2 gün sonra tekrar düşürdüm ve tekrar çatlattım neyse böyle idare derim derken dokunmatiğinin bozulması da fevkaladenin fevkinde hisler tattırdı bana...Bergen ve ben yaşamışızdır ancak böyle hisleri...Bu parasızlığımın en dorukta olduğu ayda bana yapılcak şey miydi bu ah be telefon! 
Artık lise öğrencisi olan eski öğrencilerim ise hocam değiştirin bu artık ölmüş deseler de onlara inanmadım.Değişikliği sevmem.Değişikliğe alışamam.Kaostan beslenen bir ruhum olduğunu söylemişti zamanında psikoloji ile biraz ilgilenen bir dostum.Değişikliği sevmeyip rutinin içinde kendi kaosumu yaratıyosam demek...
Ha tabi sabah uyandığımda başıma gelen ikinci felaket ise Stark ve Ace'in yağmurdan bunalarak kaçmış olmasıydı...Çok haklılar tabi ben olsam ben de kaçarım çok kötü çamur içinde akan klübeleri var onlarla yeterince iyi ilgilenmiyorum her gün gezdirip yemeklerini vermek yeterli değil...Komşulara bakınca en azından ben her gün gezdiriyorum diye vicdanımı rahatlatıyorum ama yaşadıkları yerle ilgili bir düzenleme yapmak zorundayız...Bu konuda da becerikli marangoz arkadaşlar aranıyor.Param yok bana akıl vermelisiniz bence çünkü kafayı yemek üzreyim...
Belki de bir şairin söylediği gibi herşey kuşları suçudur da benim haberim yoktur...Umarım öyledir.
Kısaca para bende değilse dert bende derman sende Allahım diyerek sevgilerimi sunuyorum...
Kötü rayhatsular hissediyorum bir kaç Bleach bölümü izleyince psikolojim mi bozuldu acabaaa
Biri bana yardım etsin...Bu gerçek bir yardım çığlığı...
Biri ustaları arasın doğalgazcıya haber versin evi temizlesin banyoya fayans fln döşetsin...Bozhöyük'e gitsin fayans alsın ya da koçtaştan fayans alırken bana yardım etsin...Ya da en iyisi havadan bir araba düşsün...Bi tur binip vericem.
Ah bu ben...

oh no oh my


14.07.2015

kolonoskopi akapunktur çatı rutubet ürtiker limited

Elo Shity Cumhuriyetinden hepinize selamlar;
Galapagos adalarının adını bile bilmezken afedersiniz 2. sınıfa giden bir çocuk olan Çınar'dan öğrendikten sonra Çınar'ın hayatındaki değeri ve önemindeki artışla birlikte aknsiyetik bir şekilde üstün yetenekli çocukların eğitimi ile ilgili araştırmalar yapıp yetinmeyip konu ile ilgili  kongrelere katılıp sonra devletin bi anda karar verip henüz dersimi iyi çalışamamışken 2.3.ve 4. sınıf lar aynı anda bilsem sınavı uygulaması ile başlayan krizler bu senemi gerçekten kaoslardan kaoslara sürüklemişti.Çınar'ın zarfı unutup sınava girmemesi ise katmerli bir merhaba dememe sebep oldu kötü kaderime...Herneyse neyseki  Tarkan var Gülümse Kaderine diyip yoluma devam ettim.Benim yüzümden mi değil mi belli olmayan bir krizi yönetemedim.Artçılları ardılları Zeynepleri fazlaları eksikleri giderken vedalaşmayı unutan bağzı kişlerin okul kapandıktan iki hafta sonra konu ile ilgili muhattap arayıp içlerindeki tüm karanlık gizli kalmış o yingyangın içindeki en derin siyahı üzerime sıvalamaları ile taçlanmış oldum.Tüm bunlara rağmen işte öyle böyle bir sene daha geçti.
Çatı, rutubet, dolap,rutubet giderici boya, çeşitli hastalıklarım; egzama, ürtiker, boğazlarımın kudurk gibi şişmesien kötüsü  fissürardından gelen kolonoskopi  Karedenizli olan ünlü çatı ustasının çeşitli komikliklerini bile anlatmama fırsat tanımamış a dostlar.Bu arada acayip arabic fusion arabic alternatif rock müzikler dinliyorum Allah sonumu hayır etsin.Zaten geçen gün ramazan programlarından birinden öğrendiğim bir bilgiye göre öteki dünyada hepimiz Arapça konuşacakmışız...
Bu arada durmak yok magnum şifresi yollamaya devam bu yazın bitmek bilmeyen aktivitesi Porshe'un bana çıkacağına olan bitmek tükenmek bilmeyen inancım

Ay söylemeden edemiycem dinleyin bence siz de içiniz açılsın Yasemin Hamdan  solist grubun adı Soap Kills (Mert Sagite teşekkürü borç bilmek)

 İkincisi Mashrou' Leila üf dedirtti.

Tutun kollarımdan düşerim şimdi*
*Nooğlacağsa hadi sevgiler.




And if a double-decker bus , crashes into us



26.06.2015

Yaza giriş dersleri

Uzun zaman oldu yazmayalı...Hemen konuya girmek istiyorum.Yazamazsam kurdeşen döküp kanser olabilirim.En son mutfakta zen diye bir blog takip etmeye başladım.Sevgi ve kanserle ilgili duygusal dalgalanmalara soktu beni. O zaman bazen elo bazen shity olan kendi alanıma biraz elo olayları yazmaya devam etmeliyim dedim.2 senedir çalışmakta olduğum özel kolejde ve sanırım bir senelik sözleşme ile çalışan her özel okulda yaşanan gerilimler bu yaz döneminde beni gerçekten ve nedense her zamankinden biraz daha zorladı.Belki de yaşla ilgilidir.Bilemedim.Artık eskisinden daha mızmızım huysuz ihtiyarlığa doğru adım adım ahaha daha 30unda yaşlılığa öykünen bi kafa benimkisi.
Neyse ben buraya eğlenceli bir olay olan çatı yaptırma  işlemleri günlüklerimi yazmak suretiyle girmiştim.Tabii ki yine bir anda iç dökme tahtasına çevirdim.Bundan sonraki yazımın başlığı çatı günlükleri vol 1 olacak

Uzun zamandır seninle ilgilenemediğim için üzgünüm elo shity ama tell the bloggers that i'm back home.
Yeryüzündeki tek gerçek evim elo shity iken neden terketmiş olabilirim bu diyarı bunu diğer blog yazılarımda sorgulamak üzere sevginin gücüne inanın diyerek sözlerimi sonlandırıyorum.
Çeşitli matraklı yazılarda görüşmek üzere.
Öperim.

4.06.2014

Beckett'in çöp tenekesi

Hayatımda yeni maceralar olmadığı ve boş zamanlarımı uyuyarak değerlendirmeyi tercih ettiğimden ötürü upuzun bir ara verdiğim sevgili bloğum elo shiye selam olsun.
İs yasamında her şey aynı...Özel sektör özel sektördür.Life is life.Aynı yoğunluk, bir iki tık farklı kafalar... Vacayna diyen birinci sınıflar g.t gogosu diyen 3. sınıflarla yarısıyor terbiye hududtlarında...Sadece üzülüyorum.Üzüntü ve muz kabuğu çizgi filminden haberdar olamayacakları bir çağda teknolojinin kullanımının en üst düzeyde oldugu bir toplumda cocuk ruhunun durumu gittikce yolundan sapıyor diye...Elbette cocuk komiklikleri güzel.Dünya üzerinde kötü sözcükler var.Bu sözcükleri sihirli bir değnek yardımı ile yok etmek istiyorum.Elbette olmuyor.Olduramıyor kimse.Bu şekilde yaşamaları gereken bir çağ demek ki diyip kendimi kandırıyorum.
Gelgelelim blog yazımın asıl konusuna: Rüyamda yurtdısında bir edebiyat fakültesinde master yapmısım ögretmenimiz Samuel Beckett ise bizleri bir amfide toplayıp küçük bir tören yapıyor bizim için.Etrafımdakilerle Türkçe konuşuyorum Beckett bu olum bize bi sürpiz hazırlamıştır sıradan bir tören olamaz gibi bir takım şeyler konuşuyorum.Ben zaten Ali Akayın öğrencisiyim diye hava fln atıyorum sınıf arkadaslarıma.Tek ders sınavında Ali Akayın sınavı yaptıgım yerde klimayı acması dısında herhangi bir sohbetimiz yok aslında sadece meraba meraba.Ama iste rüya bu ya Ali Akay ile Beckett eski dostmus.Neyse gelgelelim Beckett bize süpriz yapmıs gercekten diplomaları dagıtıyor ama sınıftaki enleri secmis kendince bi de geri dönüsüm çöpleri gibi çöp tenekeleri var metal onların ağızlarına bizimle ilgili birer cümle yazmış.Bu arada cümleler İngilizce.Bana ''Sınıfın en iyi anlayanı ve ifade edeni'' gibi bir şey yazmış ben öyle çeviriyorum İngilizceye o an.Sonra eşim Nusret'in İngilizcesi çok iyidir belki bu deyimdir ona sorayım eve gidince diye düşünüyorum.Düşünür düşünmez Nusret orda bitiyor diyor ki çok da sevinme seni üzmek istemmem ama bu bir deyim ve boş boğaz anlamına geliyor diyor.Yine de üzülmüyorum kendimce iyi bir şey dediğine inanıyorum biraz şüphe de ediyorum çünkü 4 5 kişi için yorum yazmış Beckett diğerlerine yazdığı yorumlar hep kötü bi tek benimkisi iyi olamaz ters köşe sevmediklerinde iz bırakmak istemiş olabilir diyorum ama beni sevmemesi bile hoşuma gidiyor.Sonra evimize gidiyoruz ve bahçemizde brokoli yetiştirmeye çalışan bir bahçıvan ile muhatap oluyoruz.Çok hızlı evimize döndüğümüz için ışınlandığımızı düşünüyorum.

Unutmadan paylaşmak istedim işte.
Raci hoca gibi yazımı sonlandırırken bir özlü söz söylemeden geçemiycem.
Anlayana sivrisinek saz anlamayana kurufasüyle pilav az...Hehe çok şakacıyım.

Evini su basan dostum Aysegüle sabır ve kolaylıklar Nusrete ise zihin acıklığı diliyorum

24.07.2013

bileşik kaplar prensibi (prezentıbıl)

Uzun bir aradan sonra yeniden Merhaba
Madem tez yazamıyorum blog yazarlığına neden devam etmeyeyim mottosuyla ilerlediğim bir yazıma daha hoş geldiniz. Bu minvalde sizlere öncelikli olarak bahsedeceğim konu yoğurt kapları, kullanım alanları ve Anadolu coğrafyasında kullanım şekilleri ve dünya kültürüne etkileri...
Bir çoğumuzun çöp olarak kullanılmasından dahi tiksindiği estetik olarak mutfak lavabosunun yanına yakıştıramadığımız ama nedense geniş ağzı ve küçük boyu ile işlevselliğin son harikası olan yoğurt kapları ve inatla yoğurt kaplarını yıkayıp saklayan anneler annelerimiz. (konunun çok boyutluluğunu anlatmaya kelimelerimin yetmediğini çoğunuz anlamışsınızdır)
Mutfakta tiksindiğim iki öğe varsa biri sarı bez diğeri de içine çay dökülmüş yoğurt kabıdır.Gel gelelim insan 30'lu yaşlara yanaştıkça yoğurt kabının aslında ne kadar da önemli bir araç olduğunu çok daha iyi anlıyor.40 yaşıma yaklaşırken sarı bezleri sevmekten çok korktuğumu da yeri gelmişken söylemeliyim sanırım.
Aşırı çalışkan mesai manyağı mesaiden sonra kurs kovalama delisi olan yüce ben çağdaş drama ve işaret dili kursuna gitmeyi planlarken kendimi aynı yerde bulmuş olacağım ki evde kral tv karşısında dandik bir şarkının sözüne takılıp ağlarken yakaladım kendimi.Hemen  façayı düzeltmeliydim hipster arkadaşlarım bu sırrı bilmemeliydi ya da aşırı komik bir şey yapmışımcasına bunu abartarak anlatmalıydım ki coolluğuma cooolluk katılsındı. Ahaaaha siz hiç kambur bir cool gördünüz mü ben bizim dönemimizde hırkalı grunge kambur tipe o kadar ruhumu kaptırmışım ki çılgınlık seviyeleri değiştikçe bu kamburesk modelden vazgeçmek istesem de sırtıma yapıştığından mütevellit ara tarzlarda dolanıyordum.Yeni savunma mekanizmamsa gerçekten çok daha kullanıma elverişli şöyle diyorum insanlara belki benim idolüm Suna Pekuysal ne biliyonuz?Ne biliyonuz amk(tabi bunu yüksek sesle dillendirmek 30 yaşında biri için doğru olmayacağı için, haklısınız gençlikten kalma gereksiz bir duruş bozukluğu diyerek gülümsüyorum tüm pozitivitemle)
Neyse gel gelelim yoğurt kabının faydalarına... yemek yapmayan evli bir yaratık olduğum için sağolsun varolsunlar anneler annelerimiz bize ellerindeki tüm saklama kapları ile yemek gönderdikten sonra artık gönderecek kap bulamayıp yoğut kabı kullanmaya başladıalr. Tüm vatana millete hayırlı olsun

Burgaz adaya giderseniz ekmekçi amca var o koca oyuklu ağacın yanında ona selam söyleyin...Beni bilen bilir.O da bilir.

Doğancan Kısacığa sevgiler..(İç mimar olman için tüm dünyayı seferber ettik şu anda meleği,insanı, iç mihrakı rahat ol emniyettesin)

22.07.2013

13.04.2013

Falafelcilerde inecek var

Öğrencilerimizden bazıları elbette çılgın elbette okumak istemiyorlar hele lise son bir alternatif tayfa var ki gerçek bir cümbüş.Neyse bu çılgın ekipten sakin kafalarda bir  gencimiz olan Akın  çiğköfteci mi açsak hocam fikriye benim içimdeki girişimci ruha ışık  verdi akabinde benim beynimde yanan lambalar kesinlikle falafelci açmamız gerektiğini söylüyordu ancak falafel kelimesini hatırlamam yaşlı biri olduğum ve saçma angaryasyon işlerim olduğundan mütevellit bi yarım saati aldı. Akın bu esnada sakinliklerdeydi beklemeye devam etti yeni müziklerden ne var dedim bişiler açtı bilgisayardan ama çok sevmedim güzel dedim tabi rocker gönlü kırılmasın diye. Bi kaç gün sonra tabii ki falafel kelimesi aklında asla kalmayacağını tahmin ettiğimiz üzere Akın neci açacaktık  hocam deyüverip geldi aynı gün Nazikkol ailesinin annesinin yerdeki kertenkeleyi bana haber vermesine tekabül ediyordu. Gel gelelim kertenkelemizi odamızın evcil bir hayvanı kabul ettik su verdik  fakat içmedi. Nazikkol ailesinin en küçük üyesi bana abisi ile yaz tatilinde nasıl da kertenkeleleri öldürdüklerini anlattı ben de bunun yanlış bir şey olduğunu anlattım içim parçalanarak ve kertenkele fobimi unutarak.Çünkü ben  ne de olsa bir rehber öğretmendim ve çocukları bazı konularda uyarmak benim işimin bir parçasıydı.  O esnada kertenkelemize bir ad koyma vakti gelmişti çünkü rol çalmaya başlamıştı ilgi odağının kertenkele olmasından aslında bi nebze hoşnuttum.Onu kullanarak eğlenceli bir şekilde rolü ondan çalmam gerekirdi.Akına babasının ismini sordum.İsmailmiş benim de dedemin ismi güzel İsmail olsun madem bu kertenkelenin ismi dedim yoksa ismini kerti koyacaktım neyse ki bu uyduruk isimden kurtuldu hayvancığız.Sonra bir güneş gibi odamıza Işınsu geldi gelecekte yapmayı planladığı pis işlere öğrencilerimi bulaştırmayacağına söz vermesi karşılığında kertenkeleyi ona armağan ettim.Işınsu ışık hızı ile koşarak kantinden kertenkeleye uygun bir çikolata şeker kabı buluşturdu daha önce de kertenkele baktığını söylediği için İsmaili ona vermemizin doğru olduğunu düşündüm hem biri ona basıp suyunu çıkarabilirdi.Oda her an çeşitli tehdit unsurları teşkil eden eşgallleri belirsiz ergenlerde dolup taşabilridi.Işınsuya İsmailin ismini değiştirmemesini salık verdim yanına bir isim daha eklemek istediğini söyledi olur dedim.İsmail şimdi ne yapıyorduk acaba gecenin bu vaktinde aklıma düştü...
Tüm bunları Starkcığımızın yemeğini beklerken oyalanmak için yazmam elo shitye bir dönüş mü acaba diye düşünürken uyuyakalmış ruhuma merhaba dedim
İyi geceler Eskişehir Peyote....(her nerede yaşatılıyor ve yaşıyorsan)

3.12.2012

deep

Bir robot olmadığımı kanıtlayamadım çünkü yorum yaparken o kutucuğun altındaki yapışık hafrleri ve yazıları bir türlü doğru okuyamıyor ya da yazamıyorum.
Günlerden pazartesi 4 senedir tek tatil günüm olmasına rağmen pazartesileri de en az pazarlar kadar sevmiyorum.
Doğuştan depresif biriyim sabahları gülümsemekse en büyük isteğim. Yeni iş ve oda arkadaşımın da depresif biri olmasından hoşlanıyorum.Birlikte saçma şarkılar dinleyip ehehe intihar edelim espirisi yapabiliyoruz.Hatta iş çıkışları bu günden hoşlanmadım yarını da sevmeyeceğime eminim diyebilmenin inanılmaz hafifliği. Tabi ki bazen eğleniyorum, kocam bulaşık yıkarken daha hızlı davranabilmem için kulağıma hızlı müzikler taktığında mesela.
TÜM BUNLAR DEĞİL DE en son blok yazıma yorum yapanların SÜNET ORGANİZASYONU, MİTSUBİSHİ KLİMA SERVİSİ, ZİPPO MODELLERİ, NOTEBOOK YEDEK PARÇA ve KURŞUN GEÇİRMEZ CAM  olmasının bir anlamı olmalı mı olmamalı mı?

*dengesiz ve depresif biri olmama rağmen hala değişebileceğime inananan kocama binlerce teşekkürler.

12.05.2012

doğruya doğru dayvu

Dün gece çok gereksiz bir iki şeyi aramaya koyuldum.
Gereksiz oluşları aslında tamamen gereksiz bir vakitte aramaya koyulmamla  ilgiliydi.
Aradığım tek bir şeyi dahi bulamayıp milyonlarca anı tekrar hissetmem zaten içimde pineklemekten epeyce hoşnut olan öküzü uyandırdı.Hiç bir şey tamamlanmamıştı.Her şey eksikti..Kendimi tebrik ederek karıştırmaya devam ettim.Defterin birinde üniversite tercihlerimi buldum Mimar Sinan yanında parantez içinde "anlamsız " yazıyor, sonra arka sayfayı çevirip yeniden bir sıralama yapmış ve bir numaraya yerleştirmişim.Hatırlıyorum gitmekte kararlıydım Ankara kulesine yakın bir yokuşta yaşamak gibi şimdi aşırı garip gelen bir hayalim de vardı. O sırada en yakın arkadaşlarımdan birinin  Mimar Sinan'da gördüğü yeşil hırkalı kızı uzun uzun anlatışı fikir değişikliğimde etkili olduğuna emin değilim ama şimdi bana kesin öyle olmuştur gibi geldi..

17.04.2012

to draw a lob somewhere


insan aklının mukadderatı

Ya da

Yaşamda ölmelerdeyiz yalnız, ölmede tüm sevdiklerimiz yanımızda.

5.04.2012

coney island

dün aşağıdaki teyzenin gömleğinin benzerini giydiğim tarih.havalar bulutlu.dalgalanıp duruluyorum.hiç bir şey olmaz

25.03.2012

23 saat

dün gece aynaya baktım
sadece bir serseri olabilirmişim gibime geldi (serseriyi hangi anlamda kullandım o an tırnak içine aldım mı almadım mı tam olarak hatırlamıyorum)
bütün gece bitimsiz bir huzursuz bacak sendromu
habire ve boşuna düzen arayışları.beyhude çabalar.boş beleş goygoycu bir iş.üstelik yorucu ve az paralı.
harkuladenin harkında.
bir sonraki sene selam verilmeden geçeceğine adım gibi emin olduğum 13 14 yaşlarındaki genç dimağlar.
anlık bir sevgi yeter ki olsun da.espirime gülsünler de günü kurtarayım.haha
.kalbime oturan öküz  kalbime oturan öküz söz öbeğini tekrar ettikçe artan ağlama isteğim.bahar depresyonu çok ağır ve hiç komik değil.
ve ara sıra soranlar oluyor kimseyi ilgilendirmediği için
aklımdan bu gibi şeyler geçtiği için yazmıyorum.
hepinize iyi günler bol güneşler.
buralar feridun düzağaç şarkısı gibi siyah çirkin karanlık

14.01.2012

ancak bu kadar kızabilen biri olmak çok zordu

konu ile alakasız aynı gömleğin yeşilini giymek için yazı beklemelerdeyim

6.12.2011

flawless stability

Her şey hızla değişiyor ve değişime ayak uyduramayanlar hızla dışlanma çizgilerinin üzerinde yürümeye mecbur kalıyorlar.Bu konu ile ilgili çektiğim acıları çok uzun iki cümle ayrıntılandıırmıştım ama elo shity ruhunda değil o yüzden vazgeçtim.
Vazgeçtim ve sildim o cümleleri kusursuz bir kararlılıkla..kusursuz bir kararlılıkla yapabildiğim tek şey söyleyeceklerimi ertelemek ve ben bunla nedense açıkça gurur duyuyorum. Çoğu zaman sinir bozcu bir huy olarak görülüyor etrafımdaki türdeşlerim tarafından.Oysa insan türü gereği gerilimli bir varlıktır ve çoğu kez kusursuz bir kararlıkla vazgeçip söyleyemediklerinin gururudur ona hüzün veren.Ah bir bilseler her gün ne kadar çok onların istediği insan olmayı dilediğimi.
MERHABA hayatıma hoşgeldiniz...En sevdiğim insanlara söylediğim yalanlardan özür dilerim.

*(Nusret belki burdan okuyunca daha az sinirlenirsin stajım şubat ayında kalkacakmış.boyun eğmiş bir yaratık olduğum için her ne kadar sabahları korse takıp yürüyüş yapsam da hüzünlü bakışlarımın üstesinden gelmeyi bir türlü beceremiyorum...)