25.03.2009

24.03.2009

doing the right thing

bir romantik salı filmi çaktıp katarsisisin doruklarını gördükten sonra hep neşeyle doluyor insan.inanmazsanız deneyin.
bu gün televizyonda oy namustur diye bağıran çocukları görünce tam tersi doldu.ah be dedim.ben ne diye duruyorum buralarda. bi sabah uyanıp nüvite 'ben mülteci olmak istiyorum' dediğim gün geldi aklıma.hiç ciddiye almamıştı beni.
evet sevgili elo shity yine kendimi işe yaramaz hissettiğim bir dönemde somut acılar çeken diğerleriyle yan yana durma hissi geldi bana.süperkahraman olcak insanmışım kafa olarak.i can be your hero baby şarkısını da ben yazıp verdim enrikeye.maksat gençler egolarını tatmin etsiler.maksat hep sevap.

22.03.2009

it's me again


*yaşlanınca dünyanın en cool yaşlı kadını olacak ayşegül imer'e hep teşekkürler

mahay love :we both look up forever!


ben daha iyisini yapana kadar en iyisi şimdilik bu:

http://sismanerkekgobeklierkek.blogspot.com/*

*35 kilo alırsa bu mecrada kendisini deşirfe edeceğime söz verdiğim şule'ye sevgiler.

17.03.2009

perfect crime no 8:atış kampından çok özel görüntüler


adı vasfiye

mahallemizin en zengin kadınıydı vasfiye teyze sarı saçları mavi gözleri yakşıklı fabrikatör kocası ve gerçekten mükemmel döl olan iki oğlu ile hep ışıldardı.mahallenin yaşı küçük ve sessiz sakin küçük kızı olduğum için ben onların oyunlarını ne yaptıklarını sürekli düşünsem de onların kendilerine ait başka bir dünyaları vardı. iki hıdrellez kutlaması hariç birlikte oyun oynadığımızı hatırlamıyorum.görünmez olduğumu ilk o zamanlar düşünmeye başlamış olabilirm.
bu gün annesinin tabutu başında bir rüzgarda uçacak gibiydi eray abi.ne güzel sarı saçları vardı küçükken.

*etrafımda dolanan ölüme beni bulamadığı için çok teşekkür ederim.

16.03.2009

hadi barokas iddalı: 'dünyanın en kıllı ve akıllı adamıyım'


Bir prim yeter sevgilim

Aslında ben de tam olarak tembellik üzerine düşünürken annem imdadıma yetişti.
Evet ikindi üzerine kalmış öğlen yemeğimizi* yerken aşk acısına et böceğinin iyi geldiğini söyledikten sonra(ne alaka) şöyle de bir söz var dedi ve ekledi 'Morgan morgan nur nicht heute Sagen alle faulen Leute'
Meali: tembel insan yaratıcı olur durmak yok yola devam.Mükemel çevirinin imkansızlığı dil oyunları ve hermeneutik diyerek yalan yanlış bilgilerle dolu bir günlük yazımın daha sonuna gelirken hepinizi hesretle kucaklarım.
kıssadan hisse tembel olmayalım.

*öğlen yemeğinde gözüktüğüm bütün akşamlardan özür dilerim.

13.03.2009

sermet the magnificent


postcard from my sister

selamın elo shity;
Doğru söyleyenin dokuz köyden ve kasabadan kovulduğuna, dost ayağının yalan bir ayak olduğuna, öfkeyle kalkanın zararla oturduğuna inanasım gelmiyor. Hala ışınlanarak eve dönebileceğimiz bir teknoloji de bulunmadığına göre hayat oldukça berbat. Aaaa minnoş!!! Ama iyi olaylar da olmuyor değil kargo yolu ile eve gelen bir kitap, bir plak,bir el yapımı hediye ve bir fotoğraf haftayı çoktan kurtarmış durumda.Darısı darımızın başına.'En azından 'Başımız gözümüz sağ'..Bunu motto edinin e mi bebeklerim. Bu söze sevinmekten asla ve asla vazgeçmeyin e mi canlarım?Hele canlarım.


*mahallemizin köftecisi osman amcayı görünce dayanamayıp çocuklar gibi şen bir şekilde el salladığım için depresyonumdan özür dilerim.
*and special thanks to pititi.

5.03.2009

the real pipistrella ve kontrolsüz gücün dayanılmaz hafiflği


seldom freedom

dinazorus dergisinin tükürüküs ve ezergeçerus'un posterini verdiği zamanlarda yaşamaktan yorgunum.gündemim aynı.loto'da 3 5 8.ince belli diye severdik babamla 8'i. hafızama tükürükus.

4.03.2009

ikizlere takke

dünyanın tüm iyi kalpli ikizlerine ve bi ara ikiz olduğunu
sandığım mine ve cana kucak dolusu sevgiler.

2.03.2009

Niyazi Köfteler

arkadaş ben bu 2009 senesini toptan reddetmek istiyorum.hatta ve hatta bu seneyi reddedip kış uykusuna yatmak isteyen diğer dünya vatandaşları için büyük bir kampanya başlatmak istiyorum.İngiltere'de 'muhtemelen tanrı yok' gibi bi kampanya başlatmış birileri.anlamı yok ki kampanyanın bu ne rasyonellikten uzak bir kampanya kampanya dediğin böyle mi olur?Kendi kampanyamın kesinlikle argümansal olarak daha tutarlı olduğunu burada size sırf şov yapma amaciynen açklayacak değilim dostlar.Bilirsiniz severim sizi.Eda hişt sana diyorum.
Kursta Ahmet'e sen Ömer Mısırsever'e benziyosun demişim hiç hatırmıyorum. Kim bilir kaç bünyeyi böyle çürüttüm. Efe'ye de ellerin emekçi eli gibi demişim 2003 yılı civarında.Şimdi biri elin güzel dediğinde hayır onlar emekçi eli diyomuş.Bu muhabbeti yaptığmız sene benim saçım iğrenç kusmuk rengi bir turuncuydu.Görseniz a dostlar gülebilirniz. Hatta konusu açılmışken o zamanlar daha festival kafalarında sanat filmi hayranı olan bünyem yalnız başına o istanbul filim festivali senin bu if benim gezerken(bi kaç filme yalnız gitmişimdir abartmaya gerek yok doğru yolu da buldum.yaşasın zombi filimleri)Film Tony Gatlif'in Exils filmi.Filmden hatrımda kalan iki üç şey: Bir çift vardı biir dalından eriği ısırıyorlardı ikiii özgür ruh durumları.çıplak ayak yağmur fln buraya kadar her şey çok güzeldi adeta bir yol filmi.Ama ta ki bu Fransız çift ruhsal arınmayı bir trans aiyininde bir şebi aruzda buluncaya dek.Bu sahne bittiğinde resmen bağırarak eeöhhh diye bir ses çıkartmışım. Ama delirticiydi inanın dostlar kaba biri değilimdir.Saygımdan otutur filmin sonundaki akışı izleyip bütün isimleri tek tek okurum. Ama biliyorsunuz ki sigarayla saygı olmaz.Sonra eskşi sözlükte utanmadan bağıran iğrenç saç renkli olarak anıldım bi süre.Bu noktayı açıklamak için allattığım hikaye epey yordu beni.Hep beraber: 'iki sıfır sıfır dokuz hazırız bekliyoruz'
Haftaya elo shity'de: Terkedildim çünkü teorileri, Umutsuz iş kadınlarına satış tüyoları ve bir takım hatıra ve acılar daha. Unutmadan dostlar fuck the pain away.

* Türkçe ezan okurken sesini kaydedemediğim cici dedemden, röportaj yaparken sesini kaydettiğim ama kayıtları deşifre edip de yayınlamadığım için yosi'den özür dilerim.

22.02.2009

not war but love, make love not war


pilot okulda bilgisayar sevinci

emine öğretmen gabriel ,eymi ve entegrasyon taşımalı öğrencisi haydi ile aynı karede.

salt ghost


21.02.2009

20.02.2009


19.02.2009

anında bir ters u dönüş

sabah kafasına göre takılan oldukça deli bir şöförün kurbanı oldum.önce sabah kafası dedim akabinde hayranlıkla karşıladım kendisini, hayatında bir yenilik yapmak istedi ve bir an sağa kırması gereken direksiyonu aksi istikammette kırarak tüm otobüs yolcularını şaşırtmayı başardı.hepimiz ayağa kalkıp onu alkışlasaydık mükemmel bi güne başlayacaktık amma velakin sabahları insanları gaza getirmek için içimde hiç güç olmuyor nedense canlarım.yoksa şu an hala bu olayın günün kötü başlamasının sebebi olup olmadığının muhakemesini yapmazdım.ayrıntılara takılmak istemem ama elimde değil.
öğlene doğru sınav sorularını atmaya başlama aşamasında kendi kendime kurban oldum.çocukluğumdan bu yana kendime aynada gülümsediğim ve kendi yanağımdan makas aldığım görülegelmiştir.
*bu günün ciddiyet dolu beklentisi:mimar sinan üniversitesi fen edebiyat fakültesi 208 nolu dersliğin adının serhan şeşen dersliği onun karşısındaki dersliğin adının da onursal yakupoğlu dersliği olarak değiştirilmesini talep ediyorum.bu gün hayattan beklentim bu.karşılayabilecek misin sevgili hayat?hayatım.

13.02.2009

kabuğuna sığmayan bir marka olarak: woody allen


ampul in my heart

15- 20 dakika sağnak yağdı.hiç görmediğim bi gökyüzü var tasfir edemem ama unutmamak için buraya yazıyorum.vanilya sky tarzı.samim bile etkilendi.şu an romantikliğimin doruklarındayım.*bütün kaslarım ağrıyor.bütün olarak iç ve dış sistemim unutmamak için mücadele verdiği için kaslarım kasılıyor sanırım.(bunu tamamen uyduruyorum)fato olsa masaj yapardı kollarımdan çekerdi.bi keresinde sevgili elo bacaklarım çok ağrıdığı için slim bir boy olan emrahı bacağıma otur ısrarıyla bacağıma oturtmuşken emrah yere düşmüştü akabinde ben kahkahayı patlatmıştım ve o gülmemişti bi sesizlik olmuştu.zaten hayat da bu sessizlik anlarından ibaret değil mi sevgili 6 45 okuyucauları, 8 15 vapuru dinleyicileri, ölü sevicileri.bu olaya da yaklaşık 6 ay gülmüş idim.zaten bu düşmeler kalklamalar olmasa neye güleceğiz değil mi a benim sevgili elom sevgili shitym, van münit diyen yükseleni kova ve asli burcu balık oluğu için kendini hero sanan bir ampule mi?
*arka fonda ağlayan a. hegarty sana dünyanın bütün sevgilerini yolluyorum.
ps. ayşegül sorum sana ampule kelimesini etimolojik olarak araştırsan kökü fransızca olmasa da sırf mutlu olayım diye evet der misin?gel etme gözleirm yaşlarla doldu bak kimse silmiyor hani zamanla kururdu şarkısını kim söylüyordu dersem söyler misin?gelinim olur musun?

12.02.2009

hayata devam etmek için bir sebep: Alf Tşörtü


life please ragulate me!

hayat :Sucunun sesi uzaktan hoş gelmiyor.Neden biz de normal insanlar gibi kapımıza suyumuzu istetmiyoruz kapının önünden geçen sucuyu kovalamaya çalışıyorz?isyankar gibi oldum burda ama bir giriş cümlesi bulamadım sevgilim.o koşturma anlarnda da komik olaylar cereyan da edebiliyor.1 ay kadar önce bidonla birlikte yere yuvarlanmam gibi.güzel bir hayat deneyimi idi.daldan dala atlamışken sevgili arkadaşım cana sosyoloji derken insanların beni ciddiye almasını istediğim için sesimi kalınlaştırdığım tespitini yaptığından beri içim kan ağlıyor. zaten hayır diyemediğim için samimiyetsiz açıklamalar yaptığımı öğrendiğimden beri de üzgünlüğüm doruklardaydı.
kursta olan olaylar: Sosoyoloji mezunu tarihçi hemşire Saadet ablanın sevgilisi Nejat abi sürekli bana gelip yok Habermas yok kamusal alan sizin okulda bi hoca varmış gibi muhabbetler yapıyor.Remzi hoca çevirilerimi hiç beğenmiyor. Setenay onunla birlikte dünyanın tüm diğer kurslarına gitmem için israr ediyor.
eskişehirin hava durumu: deli gibi rüzgar fırtına. yağmur eken fırtına biçer eskişehir sana sesleniyorum bu ne hiddet?

11.02.2009

your muscles and sad nipples

dünyanın tüm meme uçlarını en sevdiğim dostum nüvite adamaktan onur duyarım.

10.02.2009

elma armut kel mahmut

bu gün başıma gelen komik olay ağzımda bir adet muzla birlikte samimin kakasını kürekle almaya çalışırken muzun boklu küreğin üzerine düşmesi.
ağızda meyve varken iş yapılmaz halbuki.meyve şakaya gelmez.bazen o kadar üşeniyorum ki yere düşen bir şeyi ayağımın arasına sıkıştırarak alma yöntemi ya da sandalyeden inmeden çok uzaktaki bir nesneye ulaşma yöntemlerini kullanmaktan kendimi alamıyorum. konu meyve ya da meyvağlardan açılmışken yaklaşık 10 yaşlarında bir küçümenken(which küçümen oya küçümen) çok sevdiğim arkadaşım efe ve çok sevdiğim kuzenim cerenle yaşadığımız bir komik olayı burada sizlerle paylaşmadan edemeyeceğim sevgili elo shity fanları.Efe nedense tuvalet kapısının önünde bir yandan elma kemirirken bir yandan da bize hararetli bir takım sitrit faytır maceralarını anlatıyordu.bir anda nedense kapıya yaslandı kapı açık olduğu için tökezledi ve elindeki elma havaya fırlayıp kloetin içine löp sesiyle birlikte düştü.bu olaya yaklaşık 6 ay kadar gülmüştük. Evet erkeklerle meyveler üzerinden ilişki kurmamam gerek bunu da öğrendim sevgili biricik consun günlüğü.
*pazarda boyuna yakın olan tüm meyveleri dişleyen tüm cücelere ve çocuklara sevgiler ve hasretlerle.

happy nipples for happy people


5.02.2009

intivisyon

sevgili elo.evet.kağıttan yaptığım bloğu buldum fekat biraz isterik de buldum.canımsın.olur arada.king artur gibiyim ekskaliburu taştan çıkarır da yirim.nüvitin okurken kahkahalara boğulduğu sevgili önemli gün defterimi buraya scanlama projem yürürlükte.
mahallemizin muhtar adaylarından biri şarapçıymış biri eski anaplı diğeri de akpli.şarapçı ilk tercihim.ilkokul arkadaşım burcu'nun annesinden yıllarca muhtarın azalığını yaptığı için hala tiksiniyorum.ah be mukadder teyze perma sana hiç yakışmadı.
Clerks izlemeye gidyorum sevgili elo çüzt.

3.02.2009

iğde iyi de


kimi yükseklerden uçuyor kimine bir halller oluyor kimi kimi denli kimi densiz.

alfin krizi*

Sevgili elo shity bu sabah uyandığmda burnumun ucunda bana miyavlayan samimi alf sandım.bi kedi en fazla ne kadar iri olabilir?cevap alf kadar.sana yazamadığım virüs günlerimde kağıttan blok yaptım ama sanırım ece onu bir boyama kağıdı olarak kullandı.şöyle bir baktım hayata ah be adorno dedim her gün bana doğrulatmak zorunda mısın şu meşhur sözünü biliyoruz arkadaşım.seni elitist.her gün adornonun hayaletiyle uyanıyorum.neymiş költörmüş.yalınış yaşam doğru yaşanmazmazmaz.evet bu gün de ite kaka ita kaka birileri gidecek gulu gulu dansı sizi silecek adlı şarkıyı tüm sevenlerime armağan ediyorum.

Pisi:Mineciğim sarı çiçeğim bir adama şiir yazarsan seni terketmesi kuvetle muhtemeldir.hayat deneyimlerimle sabit.yalnız ingilizceyse işler değişebilir.

*küçük iskenderden ve iskender paydaş'tan özür dilerim.

25.01.2009

offspring konseri ya da diğer acılar

üzgün olduğumda komikleştiğmi bilen herkese kucak dolusu sevigiler.(girişte adetim olmayan bir cümle ama durumum vahim dostlarım)
cem ve soner sözüm size boş beleş bir insan olan kuzeninizin hiserik saçmalıklarnı okuyarak eğleniyorsanız burası sizin yeriniz.

22.01.2009

arrested development

sinsi başağrısı ile birlikte sınıftan en son çıkan sümeyye olmadığı için sınıftan en son çıkan olduk.çilli ve güzel bi kız setenay tam bi inek.ama coşkulu kişiliği beni neşelendiriyor en azından durağa kadar onunla yürümek gerçekten başıma gün içinde gelen en eğlenceli dakikalara tekabül ediyor..anforçınıtli.hem hangimizin otobüsü daha önce gelecek o konuda tartışıyoruz.setanay kahkahayı patlatıyo.gerçekten konuşmalarımızn içeriğin bazen duyamıyorum.diyorum ki nerdesiniz benim yalnız ve güzel arkadaşlarım.siz nerdesiniz ben nerdeyim.annem emrahla benim yüzümden mi ayrıldınız dedi.yok dedim bi kere başı ağrıdığında kafasına patates bağladım muhtemelen ondandır.çünkü o kafasına sirke sürmeyi tercih edenlerden.

elo shitynin bir sonraki bölümünde: İlkokul arkadaşım sılayla 9 numaralı otobüste karşılaşıp konuştuklarımız ve hayat hakkında bir takım acı gerçekler daha.bekleyin asla pişman olmayacaksınız.
ikso ikso gosip görl.


NURİ'DEN(ANNEMİN TAKMA İSMİ OLDUĞU İÇİN) BİLGE'DEN(HOŞT DEDİĞİM İÇİN) CEYLAN'DAN(SAMİMİ TERCİH EDİP ONU SOKAĞA ATTIĞIM İÇİN) ÖZÜR DİLERİM.

Kocakarı ilacı kullanım biçimlerinin farklılığının yarattığı çok farklı insanlar olma duygusundan özür dilerim.

evet ayrıca özür sevgi ve öpücükler kısmı burda sakil durdu ama geleneklerimi devam ettiren biriyim.taşra rulez.

19.01.2009

dişler ruhun aynasıdır

tüm canan teyzelere kucak dolusu sevgiler.
*önemli dipnot: luvid bu saç sana yakışır ha demedi deme.

15.01.2009

hıyar yecin mi?


Love affair : my name is hiyar but everybody calls me hıy

ellerin eskisi gibi beyaz mı bana onları o ellerle mi yazdın?

*annemin en sevdiği iki şarkıcıdan biri olan yaşar günaçgünden gay olduğuna emin olduğum soner arıcadan özür dilerim.

cucumber fight against the world

Öğünmek gibi olmasın ama dostlar
Kendimi hıyar gibi hissediyorum
Hani ince kıyım doğrasalar beni Akdeniz cacık olur diyorum
Ve hatta Atlas okyanusu
ve hatta Hint okyanusu
Ve hatta hatta Büyük okyanus bile cacık olur diyorum
Böyle cacığa rakı mı dayanır

*hıyar:
Kabakgillerden, uzun, iri meyveli, sürüngen, bir yıllık otsu bir bitki

cucumis sativus ya da bknz hıyarşembe

10.01.2009

murder me rachel i made a mistake


*seni koruyamadığım için özür dilerim.bütün dünya adına senden özür dilerim

6.01.2009

i bet you look good on the dance floor

I don't know if you're looking for romance or what
I don't know what you're looking for

3.01.2009

periferi life

orda çalışan yaşı belirsiz adama cinifrit olduğum anlar olsa da, pazar arabasıyla gidilmeye en uygun market kanımca ges-iş markettir.efendim ges-iş markette, eskiden aynı sokakta yaşadığımız alper abiyle karşılaştım.havalar iyileşsin gelmeyi istiyoruz size eşine selamlar dedim.karşılaşmamak için elimden geleni yaparken karşıma çıktığı için suçluluk duygum bana bu cümleyi kurdurudu.en gerilimli an ise nedense aldıklarımı poşete doldurmaya başladığım andı.'yiyecekler ve temizlik malzemelerinin ayrı poşetlere konulmaması'nı gerektiren hayat kuralı beni geriyordu.zaten pazar arabasını marketteki ufonun önüne bıraktığım için biraz endişeliydim.allahın nasıl bir hikmeti ise bütün markette gelen müşterilerin alışerişi ben kasaya ürünlerimi boşalttığım anda bitmişti. arkada dev bir kuyruk varken(en fazla 4 kişi) kasadaki kadının bir anda gidip aldığım şampuanın koduna bakmaya yönelmesi gerilimime gerilim kattı. 2 saniye sürmese de 'of dedim hadi gel çok özledim seni'.üstüne üstlük doğum günü olduğu için bütün aldıklarımı kasadan geçirmesine sadece bir ürün kala diğer bir çalışan elinde mumlarla dolu bir pasta koydu kadının önüne.ooooff neyse ki kadının doğum günü olduğunu anlayan sırada bekleyen müşteriler gülümsediler.'doğum gününüz kutlu olsun' dedim '50 lira 52 kuruş 'dedi.yanımda iki tane 50 lira ve hiç bozuk para olmaması da cabasıydı...yumurtayı pazar arabasının en üst kısmına yerleştirerek hızlı bir şekilde ordan uzaklaştım ama bilekleri geçen kar kalınlığı hızıma engel olsa da ben karın insana hız ve neşe verdiğini düşünerek bu serüvenimin de sonuna geldim.see you another world bro.
*TORBA DEDİĞİM TÜM POŞETLERDEN ÖZÜR DİLERİM

29.12.2008

the white knight: O da beni seviyor!


alkölün vermiş olduğu etkiyle biraz cantri tarzı

seslenecek bi durum yok insanlığa..haha! sanki tüm dünya takipçimmiş gibi davranmaya bayılıyorum.rakı içtim.samime değişik bi kum aldım.annem evda şapka taktığım için uyku molası verdiğinde bana bakıp şaşırdı. 'şapka takmışsın' dedi.dedim yok bi şey elime geldi.nasıl beynine kazımışsam bu şifreyi hemen endişelenmeye başlıyor.yapmam gerekenler var hazır bu kadar kafam eğlenceliyken emrahla koumak istedim.her konuşmak istediğimde ona ulaşılamıyor olması ilahi adalet mi?hayatın gerçeği mi?dolayisiyle bilemiyorum.

sunshine super superman


güve up

bütün kadınlar çiçektir ve çiçekler su ister diyen cihan ünallı krem reklamı.
'sen aşk mabudesisin ben de sana tapan bir insanım'
'bayılırım domatese'
'zavallı bir kızın hisleriyle oynamaya utan mıyor musunuz?'
'ulan geçmişi tenekeli gebeş'
kalplerdeki kaymak kornetto
aymar hayvanı buna duydunuz mu sayın koca diyor.hakikaten neydi o yağ parçası mıydı.yazarsan sen yaz sen.ne yazarsan yaağğğğğz

*geceleri histerikleşen bütün kadınlara sevgiler

23.12.2008

15.12.2008

slippery

hastanedeydik.artık zaman mefhumunu kaybetmiş olan bünyem kendisini hunharca etraftaki deli kisvesine büründürülmüşlere hizmet etmeye adamıştı.çoğu zamanımızı sigara odasında geçiriyorduk.ara sıra arzu ile birlikte, ziyaretçi tarafının kapısı açık olursa pinpon masasının etrafından şöyle bi dolanmak en anarşist kaçamağımızdı.hasta bakıcı hardal amca bizi yakalayana dek(böyle bir şey hatırlamıyorum ama olmuş gibi geldi)herkes erken yatmak zorundaydı.arzu yıkanmak istiyodu ama başının dönmesinden korkuyodu.lavabolarda karıncalar vardı.(emin olduğum tek şey)uzun uzun bakardım karıncalara.hatta ilk karınca yiyen hikayemi orda yazdığım söylenir.(totaly palavro)geriye kalan her şey için masterkard.
uyumadan önce okunan kitapların anıları depreştirme etkisi ömrümü tüketti.fök yü mr present.

*Tüm Turgaylardan özür dilerim(ana sınıfında olan sarı saçlıdan, tersine okuma yapan kayahan severden, nüvitin babasından ve turgay özen'den)

i touched you at the sound check beybi


14.12.2008

recurrent dreams

rüyamda erdal inönüyü gördüm.buraya yazmak için yeterince komik görünüyor olsa da çok ciddiyetli iyi hislerle dolu bir rüyaydı.uzun bir masadaydık.sanırım öğrencilerin bir takım ünlülere soru soracağı bir platformdu.umarım bana erdal inönü gelir diye düşündüm.geldi.sizinle tanışmaktan onur duydum dedim.of çok kibarım ama ortam kibardı sanırım öyle davranmam uygundu.zira kimseyle tanışırken onur duydum söz öbeğini kullanabileceğimi zannetmiyorum.erdal inönü şefkatle elimi tuttu.(cici dedemin dedem öldüğünde elimi tutması gibi bir histi) asıl ben bir çubukçu ile tanıştığım için onur duydum dedi.(umarım halamla aynı isime sahip olan nimet çubukçuyu kastetmiyordur)onore oldum.ona yeni sol hakkında ne düşündüğünü sordum. gülümsedi 'aktivistizimden' mi bahsediyorsunuz dedi.bu arada önümdeki kağıda notlar alyorum bir sonraki sorum lambda ile ilgili olacaktı. o kadar nazik o kadar güzel cevaplar veriyordu ki.çünkü ben bu konular hakkında düşündüklerimi ona söylettiyorudum.sırıtımı sıvazladı.yanımda politik olduğu bütün medya tarafından bilinen ve emrahtan daha yakışıklı bir karikatürist vardı.(emrah'tan daha yakışıklı bir karikatürist olmayacağına her zaman inanmaya devam edeceğime and içerim) erdal inönü onunla birlikte olduğumu düşündü nedense.sonra bir siren çaldı.hani okullarda savaş zamanlarında çalınanacak sirenler listesi vardır ya onlardan biri.savaş alarmı ya da bir 'terör eylemi' alarmı.rüyanın akabinde (daha fazla ayrıntıya boğmak istemiyorum)bir kadının arkasaından koştum.ki bu kadın hakkında da garip tahminlerim var.rüyanın bu kısmını kadın hareketinin arkasaından koşmam gerek diye yorumladım.hardal amcayı hatırladım sonra.

13.12.2008

it never happend


yakumbai yakumboğo

çok yüksek sesle konuştuğum içi tepki topladığım doğru.annem 'sen böyle esereklisin olur mu ya 9'da dışarı çıkmaya çalışıyosun' dedi.uyku vakti 9 buçuk olduğu için onun için oldukça geç bir saat.eserekliyim.eski edebi hislerimle dolu olsaydım baudelaire'in esrikleşmeyle ilgili bir şiirini sizinle paylaşırdım sayın seyirciler.pamir, ankarada.1. sınıfa giden bebelac(relative clause) ismimi yazıp yanına da gıcık yazıyormuş.çok içerliyorum ya.neredeyse dünyada en sevdiğim çocuk benden hiç hoşlanmıyor neden? çünkü bana yaaa dedğinde; yağ bakkalda sevgilin son durakta espirisini yaptım.bunu ben istedim.son olarak uzayın kızarmış et koktuğu bilgisini sakladığım bir gazete küpüründen bakarak burda sizlerle paylaşmaktan onur duyarım.
*baudelaire'i bir seferde yazmama vesile olan besim hocama ve başlığı yaratmama esin kaynağı olan hakan pekre'e kucak dolusu sevgilerle.

8.12.2008

şarkılar neyi söyler

i call it art.
traveling still.
ayakları yere basan biri olmayı dilerdim.girişi gelişmesi ve sonucu olan.
depresyon denilen kunduz kuntil her ne lale ise
come with your arms.
what you thought you need.

i need twist.

6.12.2008

the mirror has two faces

*Romantik cumartesilerden birine itafen.

so on

sağ ayak parmağımın en küçüğüne bir haller oldu.bir duble yeşil efe içince samim sızdı.(tek başına rakı içmek çok sıkıcı özellikle de çok hızlı yemek yiyen bir anneye sahipseniz)sizi çok seven bir kediniz varsa tavsiyem büyük bir masa tercih etmeniz.böylelikle ağzında bir ayakkabı bağcığı ile benimle oyna diye geldiğinde onu reddederseniz kedinizin 'oh masa da genişmiş şuraya yatayım' deme ihtimali yükselecektir. eğer biri size pişman değilim ama keşke yapmasaydım diyorsa sakın ola ses etmemeniz neme lazım kel kazım.öksürüğe zencefil ve bal, karabiber bir çay kaşağı.

30.11.2008

çayımın şekeri

*ben acıyı çayıma şeker diye katarım.

The Eighth Station Of The Cross Kebab House

anlamsız bir neşe var üzerimde üzerinize afiyet.bayılıyorum bu üzerinize afiyet sözüne.yerli yersiz kulanıyorum.fikrimin ince gülü.eski şarkılar çok acayip.gel demedim mi sev demedim mi mercimeği fırına koy demedim mi.bu arada yazıya ara verip kepek ekmeğini süte bandırdım.çok ayıyım.ilkel bi insanım.ilkel olduğum için evde yemek olmayınca ekmek yoğurt ve ketçabı karıştırıyorum.bunu zevk için yaptığım zamanlar da oldu.kesinlikle utanmıyorum.zaten hayatımda itunes nedir bilmem.halen vhsden film izliyorum.hava olsun diye değil ödevim var canlarım.dvd'nin ayrıcalıklarını alperden öğrendim.bana göre ha iki cd ha tek cd idi.bana göre süt o göre çikolata.burdan dünyadaki herkese tavsiyem kinder süt dilimi.

29.11.2008

ekşimik


Bu arada 1-2 =1.

21.11.2008

posttraumatic

engel olamadım annemin babasının ölümünü izlemesine.ağlayamadı.uzun zamandır ağlamamıştı.bu ağlamama ritüelne devam etti sessizce, titredi.kolanyalı bir son öpücük verdim dedeme.suni tenefüs yap dedi zeynep.çoktan ölmüştü.yine de yaptım.
film gibi yavaş yavaş göbeğinin kalp masajıyla inip kalkmasını görmek üzerimde hiç bi his uyandırmadı.zor anlardı.içimden çıkıp dışardan bakıyor gibi.temiz bi kadın değil zeynep.iki camlı odaya götürelim dedik.önce süpürmek gerekti odayı.annemi çıkardım odadan.üzerindekileri kesmemiz gerekti.uzun zamandır ağzının şekli açık gibi durduğundan çenesini bağlamak çok zor oldu.atacan hep yardım etti.ev alma komşu al sözü doğru olabilir.ikinci kez gördüm oysa onu.
babanemde kürekle toprak attığımda büyümüş hissetmiştim.şimdi çenesini bağlamam sanırım yaşlı yaptı beni.bunları sadece bu hisleri unutmamak için buraya yazıyorum.kahraman olmak için yapmadım.zaten bu bloğu okuyan tüm dostlarım bergenvari biri olduğumu bilmekteydiler.'her canlı ölümü tadacaktır' sözü çok acımasız gibi görünmüştü kimin sözü bilmiyorum.
kuzenim soner mesaj gönderdi benjamin'den bi söz yazmış modern insanın ölümü kabul etmemesiyle ilgili.gülümsedim.türk modenleşmesinde ölümü unutmak ancak mezarlıklardaki bu yazıların kaldırılmasıyla mümkün olur diye düşündüm.memento mori*:ölümlü olduğunu hatırla demekti sanırım.şu an yazdığım her şeyi uyduruyor olabilirim.
*Sofinin dünyasını okuduğum günler yüzünden yaptığım açıklamalar için özür dilerim

15.11.2008

14.11.2008

my manic and i

aslolan aşktır.eskiden yürü de ense tıraşını görelim denilirdi artık öyle bir konuşma biçimi yok.ve asla da olmayacak.bir iki gereksiz geveze belki dile getirecek.ve hepimiz,birbirimize bu gün cuma enseni kapa espirisini bir kere daha yapmadan ölüp gideceğiz ne yazık ki.uuu çok karamsar bi iç konuşma oldu bu.bu gün tanık olduğum gündelik hayat garipliği ise bir cami hocasının vefat etmiş kişi için söylenilen selanın sonunda 'allah rahmet eyleye' dememesiydi.eskişehir odunpazarı evlendirme dairesinde evlenmek en büyük hayalim ama asla o mıntıkada ölmek istemem.kaba bi camii hocasına asla tahammül edemem,ölü olduğumda bile.

11.11.2008

9.11.2008

zeitgeist

vecihi hürkuşla gani müjde arasındayım.pazar günlerini sevmemek sanırım demode.bu gün hiç komik bir şey olmadı.ceren küçük kurbağa videosu izleticem sana diye tuturdu.keza her isteğini gerçekleştiren bir yapısı vardır.kuzenim diye söylemiyorum.istemeyerek izledim.'akrabalarınla iyi geçin' diye bir din bilgisi emri var mıdır? yoksa da bu emre uyuyorum.bir grup alevi meshebi mensubu kişi din dersinin kaldırılmasını istediler bu gün. ayın 4ünde obama amerika birleşik devletleri denilen ülkeye başkan oldu.mtv müzik ödülleri verilirken bono'nun paul mccartney için o benim sörüm değil lordum demesini izledim kısa bir an.dün de conan obrain'a elvis costello çıktı.kısa boyluymuş.annem obamanın amerikaya sosyal devlet ölçülerinde bir sağlık sistemi getireceği için seçildği bilgisini canan teyzeme sattı.gündelik hayatta bunlar oluyor sevgili dostlar.van'da köylüler obama için kurban kesmiş içimizden birisin diye pankartlar açmışlar.samim onunla oyun oynamadığım için kendi kendine yeni oyunlar icat etmekte.herhalde yaşı itibariyle o da kendisinin çok önemli bir kedi olacağını düşünüyordur.dewey adında kütüphanede yaşayan bir kedi varmış, ölmüş. hayatını kitaplaştırmışlar.. ne günlere kaldık...bi kedinin en değişik macerasını yazsan en fazla kaç sayfalık kitap olur allahsen.yanlış anlamayın hemen dostlar kedileri küçümsemiyorum asla ve haşa haddim olan bir şey değildir.ama bildiğiniz 300 sayfalık bir kitap gibi geldi bana dışından bilemiyorum içerisinde ilüstüreler tireler var mıdır?
evet sevgili günlük güncel olayları ve kendi hayatımı takip ederek yazdığım bu en uzun yazımı noktalarken serdar ortaçtan hayat beni neden yoruyorsun adlı şarkıyı tüm sevdiklerime gönderiyorum.ha bi de unutmadan annam beni starrr olarak doğurdu. your ex lover is dead şarkısını defalarca dinlemem hiç hayra alamet değil.depresyonun gelişi samimin huzursuzluğunda belli olur.

31.10.2008

past lovers romance


yorgunum dostlarım

oldukça yorucu bir gündü.
artık incelemiyorum.sanrım bunun tam adı büyümek.
dahi olmak sıradan bir gözün görmediklerini görebilme yeteneğiymiş.çocukken bir şey bulacağımı sanırdım.kimsenin bilmediği bir şeyi bulacağımdan emindim.kendimde benden daha derin yerler vardı.
ama aynı mutsuzluk hissi üzerinize afiyet hala yenilmekte.doyulmamakla beraber.
test çözme yeteneğimi geliştiriyorum diğer yeteneklerimin ne olduğunu bilemedim.ha şey vardı bir kendimi hakir görme yeteneği.en sevdiğim yeteneğim.sidikli kontum samim.
dünyaya tek katkım çocukluğumda çevreci çocuklar klübünden edindiğim bilgilerden çok etkilenip bu yaşa kadar biriktirdiğim tüm pilleri geri dönüşüm kutusuna yollamak oldu. şov yapmadım.anneme verdim götürdü okuluna.benim için önemli bir şey çok ağırlar ama taşırken bıdı bıdı etmessin umarım dedim.ne çok radyasyon varmış evmizde dedi.

28.10.2008

angel there's no spam inside you

but not me.nobody but me.

bum bum vampirim gulu gulu

kendine ait bir şeye erişim hakkını engelliyorlar.en sevdiğin ayakkabını giyememen gibi.
bimeyenler için tekrarlıyorum 12731 önemli numara.dünyanın uydusu ay.
bum bum vampirim daga daga.sibel canı hiç böyle görmemiştim.üstelik trtde.yanağında elmacık kemiğinin orta yerinde bir kalp figürü kocaman.aynı gün cnbc-e de gördüğüm şaşırtıcı bir olay ise avrupa menşeli bir dizide ilk defa kese kağıdı yerine bakkal poşeti kullanılması.
yeniden kavuştuk birbirimize
sevgilerimizle
elo shity ekibi.

23.10.2008

ok computer!

whats cookin good lookin

22.10.2008

19.10.2008

everybody loves me bebek

dünyadaki tek isteğim neredeyse bu.nasıl bir egodur nasıl bir santirikliktir.süper ego mudur nedir bu sevgi açlığı.yarabbi bu nasıl bir ızdırap..bir de daha global olarak herkesin herkesi sevmesini istiyorum.tok açın haliden anlamaz elbette ki dış görüntümün insana yönelik kaypak bir yapıda olması da cabası.yok kardeşim istemem diyemem.seni seversem bunu benim için yapar mısn dese biri gider beni hiç sevmeyen biri sırf beni sevsin diye üç buçuk takla atarım.sigara sarmam.sarma tabiyki.

fallus eat my mother


eserin tüm telif hakkı fikstürü ve süktürktürü nüvidime aid.
yandaki anne benim.
*sahbine hediye edilmeden önce sadece elo shityde yayınlanan özel bir görüntü

steven patrick proteks ve ablam


7.10.2008

there are some go(O)d people on the rise



lohusa melankolisi

böyle bir hastalık ismimi olur diye düşündüm.insan doğmamış çocuğa mektup diye kitap bile yazıyor.hey melankoli sende topla beni çarp uzaklarla ekle sensizliği böl saatlere ne kadı ne kaldı dört yanımda uçurumlar barappapa paramparça bir hayat barappapa çıldırtan yalnızlıklar labalababalaylalayla.
tuğçe turgut özal öldüğünde ağlamış.ben de uğur mumcu için bir yazı yazmıştım.fatihi'n barış mançonun evinin önüne gidip gitar çaldığı rivayet edilir.
life is a pigsty.
son cümlede bir yaratıcılık kovalayan herkese kucak dolusu sevgiler.

6.10.2008

3.10.2008

i am not sure


but tireysi emin.

2.10.2008

süt ve sigara

annem evde şapka taktığımda ya da kafama bir şey bağladığımda(örneğin patates) haliti ruhiyemin bozuk olduğunu anlar.ikimzin gizli şifresidir bu.böyle zamanlarda yaklaşmamaya çalışır bana.
bunun dışındaki zaman dilimlerini uzaktan bana bakarak geçirir.genelde reklamlara eşlik ederim uzaktan eyüp sabri tuncer diye bağırırm ya da lavaşkiri derim.ya da radyadoki bir jinglea eşlik ederim sıkılıkla.
yeni hobim insanlara neden gözlüğümün bu kadar da büyük olduğu hakkında her seferinde başka bir yalan uydurmak.gözümün çapı küçük olduğu için doktor olabilecek en büyük çerçeveyi alın lütfen dedi rica etti kıramadım.yakışıklı adamdı.dünyanın en suratsız adamıydı.ah doğru suratsız adamları seviyoridim ben*.ah zoo.
*oruç aruobadan özür dilerim.

anketler sonuçlandı:dünyanın en sevilen insanı bill cosby!!!



bu bulguyu bulan matematik dedektiflerine teşeküri borç bilirim.


1.10.2008

dabi dabi mısır çerezi

modern life is a rubbish.burçlara inanmak bir modern zaman hastalığı değil.kitle kültürüyle de ortaya çıkmadı.bence insanın doğası saçma bir şeye inanmaya programlanmış.sırf eğlenti başka da bir şey değil.mesela ben uzun süre carlos santana'nın kör olduğuna inandım.şov için bunu sürdürdüm.
ankarada evinde kaldığım canım arkadaşımı uyandırmaya kıyamadığım için ev arkadaşının iç çamaşırı çekmecesini karıştırıp bir tanesini giydiğim doğru.orson wells uzaylılar bastı diye insanları kandırmış radyo programında.benim için üç insan evet santana kör diyemez mi?kendi kendimi kandırıyorum.that's entertainment.